“Şapkacı Hastalığı” Nedir? Hala Var mı?
Şapkacı hastalığı; 18-19 yy.’da Osmanlı döneminde adı konmamış ama fiilen var olmuş bir hastalıktı. Modern tıptaki adı cıva(merkür) zehirlenmesine bağlı nörolojik bozukluk idi. İşte bu hastalığın tarihçesi ve günümüzdeki benzerleri:
Şapkacı hastalığı özellikle şapka ve keçe yapımında kullanılan cıva nitrat (Hg(NO₃)₂) maddesine uzun süre maruz kalma sonucu ortaya çıkıyordu. Osmanlı da ise fes,keçe külah ve askeri başlıklar epey yaygındı. Özellikle Bursa, İstanbul ve Edirne, keçe ve başlık üretiminin ana merkeziydi. Bu bölgelerde hayvan derisini ve tüyünü keçeleştirmek için kapalı ve havalandırmasız ortamlarda cıvalı kimyasallar kullanılmaya başlandı. Bu durum da ustaların yıllarca ağır bir metal olan cıvayı doğrudan solumasına neden oldu. Zamanla bu işle uğraşan ustalarda el titremesi, hafıza bozukluğu ve kısa süreli alzheimerler, depresyon, ani öfke krizleri, dikkat kaybı ve konuşma bozukluğu gözlenmeye başladı. Binevi günümüzdeki parkinson benzeri semptomlar gösteriyorlardı. Bu olay yıllarca açıklanamadı, kimileri yaşa bağlıyor, kimileri kişisel mizaç olarak görüyor, kimileri bunun nazardan olduğunu, kimileri ise ruhani bir hastalık olduğunu düşünüyorlardı. Hatta bu durum şapka kullanımına bile yansımıştı. Öyle ki o dönemdeki kadınlar eşlerine ve oğullarına şapka aldıkları zaman önce sirkeli su ile güzelce yıkıyor, ardından kurşun döktürüyor veya mahalle içinde toplu okuma yaptırıyorlardı. Bu kalıplar zamanla Osmanlı sınırlarını aşmaya başladı, Batı’da bile meşhur olmuştu artık. Batılıların Günümüzde hala kullandıkları “Mad as a hatter”(şapkacı gibi deli) deyimi yayılmaya başlamıştı.
Zamanla Batı’da bir grup araştırmacı-öğrenci bu durumu merak ettiler ve araştırma için Osmanlı topraklarına geldiler. İncelemeler sonucu bu hastalık sadece bu zanaat ile uğraşan kişilerde görülüyordu. Gönüllü olarak aday olan 12 şapkacıyı ve o dönemde aynı tempoyla çalışan farklı zanaatkarları gün içinde incelemeye başladılar. Genel anlamda bakıldığında tek bir fark vardı:Cıva Nitrat! Simyacılarda, madencilerde ve aynacılarda da aynı madde kullanılıyordu ve benzer semptomlar görülüyordu. Parçalar yerine oturmaya başladığında son kez çapraz meslek karşılaştırılması ile iş açığa kavuşturuldu. Farklı meslekler aynı madde aynı semptomlar.
İlerleyen zamanlarda Batı’da aynı öğrenci grubu ve üniversite tarafından hayvanlara düşük dozda cıva bileşikleri verildi ve sonuçlar not edildi; -Titreme, -Motor koordinasyon kaybı, -Davranış bozuklukları.
O dönemde modern tıp henüz günümüzdeki kadar gelişmediği için cıvanın yan etkilerini kaldıracak etken bulunamadı ve yapılabilecek en iyi şey yapılıp cıva kullanımı yasaklandı. Bu uygulamadan sonra cıva kullanılmayan atölyelerde hastalık ortadan kalktı. Bağlantılı yeni vaka görülmedi ve eski vakaların düzelmeye başladığı kaydedildi. Sonuç olarak şapkacı hastalığı tamamen ortadan kayboldu. Bu süreç ise tarihe “modern meslek hastalıkları biliminin doğuşu” olarak geçti.
