Satılmış Kalemler ve Medya

Bir ülkeye en büyük ihaneti doğruları bildikleri halde yanlışları sırf menfaatleri doğrultusunda, bile bile doğruymuş gibi gösterenler yapmıştır. Satılık kalemlerin yazmış oldukları, aklı hür vicdanı hür olması gereken bireylerin de yanlış yönlendirilmesine neden olmuş, medya bir manipüle aracına dönmüştür. Tamamen bağımsız olması gereken medya, iktidarın kuklası haline gelmiştir. Bu vahim durumun gerçek boyutları ise henüz bu milletin fertleri tarafından yeterince anlaşılmamıştır. 

Ne yazık ki satılık medya ve satılık kalemler, çıkarları uğruna bu milletten gerçekleri saklamış ve bireyin “doğru haber alma” hakkını doğrudan gasp etmiştir. 

Bu içinde bulunduğumuz dönem, 150 yıl önceki İstibdat dönemiyle aynıdır. Yine o zamanlarda da medya, iktidarın gölgesinde ve onun himayesinde hareket etmekteydi. 

Zaten tarihte her diktatör, ilk iş olarak kendine muhalif olanları bir şekilde susturmuştur. İspanya’da Franco, İran’da Pehlevi, Mısır’da Enver Sedat, Irak’ta Saddam ve yine İran’da Humeyni bir şekilde kendisine muhalif olanları ortadan kaldırmıştır. Bu, medyanın ele geçirilmesiyle de vuku bulmuştur. 

Medya dördüncü kuvvettir. Yani yasama, yürütme ve yargıdan sonra bir demokrat devlet düzeninin 4. büyük parçası, olmazsa olmazıdır. Fakat medya, yukarıda da belirttiğimiz gibi zaman zaman iktidar tarafından sabote edilmeye, yanlış yönlendirilmeye çalışılan bir kurum olmuştur. Bu geçmişte olduğu gibi şimdi de böyledir. Örneğin Romalıların “Acta Diurna” ve “Acta Publica” adını verdikleri, Roma halkının şehir hayatı hakkında (evlilik, ölüm, önemli olay vb.) bilgi almasını sağlayan, şehrin duvarlarına asılan belgeleri zaman zaman ortadan kaldırması buna örnektir.

Romalılar bunu şehir halkından sakladıkları bir şeyler olduğunda yaparlar, medya aracını, halkın doğru bilgi alma özgürlüğünü engellerdi. Tıpkı Romalıların geçmişte yaptığı gibi bugün de farklı devletler tarafından benzer uygulamalar yapılmaktadır. Ülkemizden gidecek olursak medya kuruluşlarına kayyum atanması bu işlemin daha modernize edilmiş halidir. Böylece medyanın el değiştirmesi halkta kapatılması kadar infial yaratmaz. 

Satılmış kalemler ise her devirde vardır. Hakikatın değil her devrin adamlarıdır. Ismarlama yazılar yazmayı severler ve belirli bir omurgaları da yoktur. Bir gün A dediğine B; C dediğine A diyebilir. Onlar için ne dedikleri değil kimin ne söylediği önemlidir. Kukladırlar ve yapmış oldukları iş sadece kendilerine verilen rolü hatırı sayılır paralarla yerine getirmektir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir