Selçuklu Ordusunu Oluşturan Unsurlar Nelerdir?

Büyük Selçuklu Devleti her alanda olduğu gibi askeri alanda da coğrafyanın en önemli aktörlerinden biri haline gelmiş, sahip olduğu güçlü askeri birlikleri ile bölgede caydırıcı bir güç unsuru haline gelmişlerdir. Büyük Selçuklu Devleti’nin böylesine geniş kaynaklı ve güçlü bir askeri sisteme sahip olması, kendinden sonra gelen Türk devletlerine de örnek olmuştur. Büyük Selçuklu Devleti’nde ordu Merkez Ordusu ve Diğer Birlikler olmak üzere iki kısma ayrılırdı.

Merkez Ordusu

1-) Gulaman-ı Saray
2-) Hassa Ordusu

Diğer Birlikler

1-) Sipahiler
2-) Melik ve Askeri Valilerin Kuvvetleri
3-) Bağlı Beylik ve Devletlerin Askerleri
4-) Türkmenler

Merkez Ordusu

Gulam Ordusu

Savaşlarda esir edilen çocuklardan ve karşı tarafın savaşanlarından toplanan çocukların eğitilmesi sonucu oluşturulan birliklerdi. Savaş meydanlarından toplanan çocuklar ‘’Gulamhane’’ adı verilen yerlerde yetiştirilir ve Selçuklu ordusu için savaşırlardı. Gulam sistemi sadece askeri amaçla değil idari alanda personel yetiştirmek için de kullanılmıştır. Bu yönüyle Osmanlı Devleti’ndeki Acemi Oğlanlar Ocağı’na benzemektedir.
Gulamlar, diğer asker birliklerden farklı olarak sadece sultanın özel muhafız alayı olarak görev yapmışlar ve bu konuda özel yetiştirilmişlerdir. Saraylar, gulamların eğitildiği en önemli yerlerdi. Aynı zamanda gulamlar ‘’bistegani’’ adı verilen senede dört defa verilen bir maaş alırlardı.
Gulam sisteminin Selçuklu tarafından uygulanmasındaki temel faktör, daha güvenilir bir kadro kurmaktır. Yine aynı şekilde Osmanlı’nın da benzer amaçlar doğrultusunda ‘’Pençik’’ ve ‘’Devşirme’’ sistemine başvurduğunu görürüz.

Hassa Ordusu

Hassa Ordusu, Selçuklu ordusunun asıl vurucu gücünü oluşturmuştur. Doğrudan sultana bağlı olan bu ordunun maaşları, iktadan elde edilen vergilerle ödenmiştir.

Diğer Birlikler

Sipahiler

Sipahiler, Selçuklu ordusunun en büyük kısmını oluşturan birliklerdir. Hz. Ömer döneminden beri uygulanan ikta sistemini, Büyük Selçuklu Devleti almış ve bu sistemi daha da zenginleştirmiştir. Selçuklular bu sisteme askeri bir yorum katmış ve sistemi kendilerine göre yeniden şekillendirmiştir.
Selçuklu veziri Nizamü’l Mülk tarafından oluşturulmuş ve geliştirilmiş olan ikta sistemi, daha sonra diğer Türk devletlerinin de uyguladığı bir sistem haline gelmiştir.

Söz konusu iskta sisteminde Selçuklu toprakları vergi gelirlerine göre bölüm bölüm ayrılmış ve bu bölümlerin her birine ‘’ikta’’ adı verilmiştir.
Devlet tarafından kendilerine ikta verilen emirler, ikta sınırları içinde otururlar, sınırlar içerisinde kalan vatandaşlardan vergi toplarlar ve bu vergilere karşılık olarak belirlenen sayıda asker beslerlerdi.
Savaş zamanı bir arada toplanan bu kuvvetler (ikta askerleri yani sipahiler), Selçuklu ordusunun en kalabalık grubunu oluştururlardı. Bu sistem sayesinde devlet, herhangi bir harcama yapmadan çok sayıda askeri besleyebiliyor ve savaş durumunda bir araya getirebiliyordu. Aynı zamanda vergiler de sorunsuz bir şekilde toplanıyordu.
Büyük Selçuklu Devleti’nden sonra Türkiye Selçukluları ve Osmanlı Devleti’nde de devam eden bu sistem, Osmanlı zamanında ‘’tımar’’ ismini almıştır.

Melik ve Askeri Valilerin Kuvvetleri

Selçuklu Devleti’nde melik ve eyalet valileri kendilerine bağlı özel bir atlı askeri birlik oluşturmuşlardır. Söz konusu bu birlikler daha çok Türk boylarından kurulmuş ve savaş zamanında ana orduya dahil olan birliklerden meydana gelmekteydi.

Tabi Devlet ve Beyliklerin Askerleri

Büyük Selçuklular zamanında merkeze bağlı devletlerden asker alındığı gibi diğer devletlerden de para karşılığı asker alınmıştır. Paralı askerler yani bir diğer ifadeyle lejyonerler.
Büyük Selçuklular zamanında sultan, gerek duyduğunda ya da devletin zor duruma düştüğü anlarda Abbasi halifesinden, Gürcülerden, Ermeni Krallıklarından ve Gaznelilerden yardım talep etmiştir.

Türkmenler

Selçuklu Devleti kurulduğunda ordunun ana unsurunu oluşturan birlikler, göçebe halinde yaşayan Oğuzlardan (Türkmenlerden) oluşmaktaydı. Oğuzlar, başlarındaki ‘’bey’’ aracılığı ile hükümdara bağlı olmakla birlikte kendi boy teşkilatları içerisinde yaşarlardı. Doğudan Batıya devamlı, büyük kitleler halinde göç eden Türkmenler, hem ürettikleri ile devlete katkıda bulunurlar hem de yerleştikleri muhitin güvenliğini sağlarlardı. Sultanın daveti üzerine Selçuklu ordusuna katılmışlardır.

Irak, Suriye, Azerbaycan ve Anadolu’nun Türkleşmesinde önemli katkıları bulunan Türkmenlerin Selçuklu ordu sistemi içerisinde yetişen bir diğer önemli birlik olan gulamlardan arka planda olması zaman zaman isyan etmelerine neden olmuş, isyanlar devlet tarafından bastırılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir