Şer Ekseni Nedir?

”İkinci hedefimiz, terörü himaye eden rejimlerin Amerika’yı ve dostlarımız ile müttefiklerimizi kitle imha silahlarıyla tehdit etmelerini önlemektir. Bu rejimlerden bazıları 11 Eylül’den bu yana oldukça sessizdirler. Ancak onların gerçek mahiyetlerini biliyoruz. Kuzey Kore, vatandaşlarını açlığa mahkum ederken füzelerle ve kitle imha silahlarıyla silahlanan bir rejimdir. İran, saldırgan biçimde bu silahları edinmeye çalışıp terör ihraç ederken, seçilmiş olmayan birkaç insan İran halkının özgürlük umudunu baskı altında tutmaktadır. Irak, Amerika’ya karşı düşmanlığıyla övünmeye ve terörü desteklemeye devam etmektedir. Bu gibi devletler ve onların terörist müttefikleri dünya barışını tehdit etmek üzere silahlanan bir şer ekseni meydana getirmektedirler.”

Yukarıdaki konuşma ABD Başkanı George Walker Bush‘un 29 Ocak 2002 tarihli konuşmasından bir alıntıdır. Bush’un bu açıklamasındaki en dikkat çekici nokta ”şer ekseni” kısmıdır. Amerika’nın 1941’deki Pearl Harbour Baskını‘ndan sonra ilk kez kendi topraklarında vurulduğu 11 Eylül saldırıları Amerikan halkı ve siyasetinde bir dönüm noktasıydı. Zira bu saldırılardan sonra Amerika kendisine muhalif olan tüm rejimleri ”terörist” olarak görecek ve müdahaleden kaçınmayacaktı.

Bush, Şer Ekseni konuşmasını yaparken.

Uluslararası kamuoyu 11 Eylül saldırılarından sonra ABD’ye her türlü desteğe rağmen Amerika, dış politikada tek taraflı bir yol izlemeye başlamıştı. Kasım 2000’de yapılan seçimlerde rakibi Al Gore’a karşı kıl payı bir zafer elde eden Cumhuriyetçi Bush yönetimi Kyoto Protokolü ve Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi uluslararası anlaşmalardan çekilme kararı almıştı. Daha sonra Bush yönetimi, Anti-Balistik Füze (ABM) anlaşmasından çekilme kararı almış ve Eylül 2002’de açıkladığı Uluslararası Güvenlik Belgesi ile kendisine yönelik bir tehdidi henüz kurumsallaşmadan ortadan kaldırmayı ön gören ”önleyici müdahale” doktrinini ilan etmişti. Tüm bu çekilme ve bildiriler, 11 Eylül saldırıları sonrası ABD politikasının ”teröre karşı savaş” sorumluluğuna ilahi bir misyon yüklemiştir.

Bush yönetimi aynı zamanda ”haydut devletler” olarak nitelendirdiği Kuzey Kore, İran ve Irak’ın bir ”şer ekseni” oluşturduğuna vurgu yapmıştır.

Şer ekseni söylemi, daha çok 1990’lar boyunca ABD rejimine bir tehdit olarak görülen Irak üzerinde kullanılmış ve Bush yönetimi özellikle 11 Eylül saldırıları sonrasında terörün yuvası olarak Irak’a suçlamalarda bulunmuştur. Fiili olarak Amerika’nın işgale zemin hazırlığı, Irak’ın kitle imha silahları barındırdığını iddia etmesi ve bunu BM Güvenlik Konseyi’ne sunarak dünya kamuoyunda destek görmeyi ummasıyla başlamıştır. BM Güvenlik Konseyi bu müdahalede bulunma talebini reddetmiş ve bunun üzerine Bush yönetimi, 20 Mart 2003’te ”gönüllüler koalisyonu” adı verilen bir operasyonla, aralarında birkaç ülkenin de bulunduğu müttefikleriyle Irak’ı işgal etmiştir.


Yararlanılan kaynaklar;

Şaban Kardaş, Ali Balcı, Uluslararası İlişkilere Giriş, Küre Yayınları, 3. Basım, s. 68,69

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: