Serenat Nedir? Nasıl Yapılır?

Serenat, özellikle akşam vakitlerinde, genellikle açık havada kendisine sevgi hissedilen/sevgi duyulan ya da aşık olunan birisine karşı müzik eşliğinde verilen küçük konserlere denir.

Serenat; ut, gitar ve mandolin enstrumanları ile birlikte Orta Çağ döneminde çalınmaktayken On Yedinci Yüzyılda birtakım farklı formlara evrildi. On Yedinci yüzyılı izleyen süreçlerde operalarda da kısmen yer aldı. On Dokuzuncu Yüzyılda serenat, özgün bir lied ile ezgi şeklinde ve orkestra yapıtıydı. Yirminci yüzyılda çalgıların kullanılmasının yanı sıra sesin de kullanımı veya çalgılarla sesin birleşimi formunda da ön plana çıkmıştır. Aynı zamanda Yirminci Yüzyılda serbest stil bir müzik türü olarak kabul edildi.

  • Fransızca: sérénade
  • İtalyanca: serenate

Sözlükte Serenat kelimesinin karşılığı iki başlık olmak üzere şu şekilde verilmiştir.

Bir müzik aracıyla çalınan ya da sesli olarak söylenen ya da her ikisi birlikte olabilen, serbest biçimli müzik parçası.

Geceleyin ve açık havada, bir müzik aracıyla ve şarkıyla, sevgiliye verilen küçük konser.

Alman bestekar Schubert’in en özel parçalarından birinin ismi de yine “Serenat”tır. Bu muhteşem eseri aşağıdaki videodan dinleyebilirsiniz.

Ahmet Muhip Dıranas’ın aynı isimde bir şiiri de vardır:

Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapma
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiy.

Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak,
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.

Şeffaf damlalarla titreyen, ağır
Koncanın altında bükülmüş her sak
Seninçin dallardan süzülen ıtır,
Seninçin karanfil, yasemin zambak…

Bir kuş sesi gelir dudaklarından;
Gözlerin, gönlümde açan nergisler.
Düşen öpüşlerdir dudaklarından
Mor akasyalarda ürperen seher.

Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıkla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiy.

Yine aynı şekilde Zülfü Livaneli’nin de aynı isimde bir kitabı bulunmaktadır. Kitapta Şile açıklarında bulunan ve Romanya’nın Köstence Limanından kalkan geminin torpido ile patlatılmasından seneler sonra o gemide en sevdiği insanı kaybeden Maximilian Wagner’in kendinden geçmiş bir şekilde çaldığı şarkı da yine Schubert’in “Serenad” isimli eseridir. Kitapta eser “Seranade für Nadia” yani Nadia’ya Seranat olarak geçmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir