Devlet Halk İçin midir? Halk Devlet İçin mi?

Devlet mi halk için vardır? Halk mı devlet için? Devletlerin neden var olduğu sorusu, günümüzde hala tartışılan konular arasındadır. İnsanların mağaralarından çıkıp toprağı ekmeye başlaması ile birlikte “mülkiyet” kavramı da ortaya çıkmıştır. Mülkiyet kavramını daha sonra “hukuk” ve “devlet” kavramları izlemiştir. Yani devlet, insanların sonradan icat ettiği bir kurumdur.

Devletin zaman içerisinde görev ve sorumlulukları değişse de bilinen ilk devletlerden itibaren devletin temel sorumluluklarından biri halkın çıkarlarını olabildiğince korumak olmuştur. Fakat modern anlamda devletlerin ortaya çıktığı 17. Yüzyıldan sonra devlet anlayışları da “uluslararası düzlemde” yeniden yorumlandı.

Realist devlet anlayışının bir sonucu olarak devletin halk üzerindeki etkisi de artmış oldu. Özellikle Niccolo Machiavelli’nin Prens; Thomas Hobbes’un Leviathan isimli eserleri bu anlayışın en büyük temsilcisi oldu. Devletlerin, halkını korumaktan ziyade kendi çıkarlarını gözetmesi gerektiğini, uluslararası alanda kendisini kabul ettirebilmesi için, her türlü uygulamayı hayata geçirmesi gerektiğini ifade eden bu görüş, halkın devlet için var olduğuna yöneliktir.

Thomas Hobbes ünlü Leviathan isimli eserinde devletlerin ortaya çıkışını şöyle açıklamıştır:

İnsanlar kendi doğal haklarından vazgeçmek suretiyle devletleri kurmuştur.

Kendisinden başka, üst bir otoriteyi kendisini tahakküm altına alması için yetkili seçen insanlar, ilerleyen süreçlerde devletin halk üzerinde yürüttüğü eylem ve siyasetinde de en başta yer alan sorumlu olmuştur.

Devlet, ilahi bir kurumun aksine isanların bizzat “doğal haklarından vazgeçerek kurdukları” bir oluşumdur. Ve bu oluşumda insanın düzende önemli bir çarkı oluşturması gerekirdi. Oysa günümüzde uygulanan politikalar ve devletlerin uyguladığı sistemler, insanın doğal haklarını ihlal edebiliyor. Bu durum ise devletlerin esasen halk için mi kendisi için mi olduğu sorusunu akıllara getiriyor.

İnsan doğasının çirkin ve tehlikeli olduğunu ifade eden realist anlayışa göre insanın bu özelliği, onun bir güç tarafından kontrol altına alınması gerektiği anlamına geliyor. Bu kontrol mekanizması ise devletin bizzat kendisi. Machiavelli insan doğasını şu sözleri ile açıklar:

İnsanların genelde nankör, geveze, ikiyüzlü, tehlike anında korkak ve kazanım anında açgözlü oldukları söylenebilir; onlara bir faydanız dokunduğu sürece tamamıyla sizin elinizdedirler; daha önce de söylediğim gibi gereksiniminiz yoksa, canlarını, mallarını, hayatlarını ve çocuklarını size sunarlar; ancak siz onlara ihtiyaç duymaya başladığınızda, çıkar çatışması başlar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir