Şiir Durağı: Sarmaşık, Şükrü Erbaş

Senin alnının ülkesinde
Su vardı, çöl başucundaydı
İshak kuşu bir Leyla avazıydı

Elma bahçelerinde bir kırmızı leke
Döndükçe kulak memelerinden topuğuna
Kırlangıçlar yuvalarıyla uçardı

Ağzımda bir kasaba akşamı
Bakardım gövdenden ayrılan boşluğa
Azıcık gülsen ağaçlar el çırpardı

Lambalar yanmadan
Kimse göremezdi yalnızlığını
Bütün yastıklarda saçların açardı

Kaç kez parmaklarımla havalandırdım
Gövdenin sarmaşık güllerini
Goncan yaprağına dilin dudağına karışırdı

Zaman bir mendil oyasından
Bir pulluk demirine
Aynı yılgınlıkla akardı

Tahtalı Köprü’nün söğütlerinde
Hayal kanıyla boyalı bir delice kuşu
Kanatlarını perçem diye yüzüne tutardı

Sonra bir uzak bulurdu herkes
Giden gidemezdi gelen gelemezdi
Hayal olurdu hatıra olurdu

Ben bir ölüm pervanesiyim ey zamanlar annesi
Bir sözüm arzuların kandilinde fitil
Bir sözüm sabahların avucunda dünya duası…