Siyaset ve Futbolla Yoğrulmuş Bir Milletiz

Gündemi nasıl meşgul ederiz? Halkı nasıl oyalayabiliriz? Bir milleti nasıl uyuşturabiliriz? Ne yaparsak bazı şeyleri daha kolay halledebiliriz diye birileri konuşuyor olmalı muhakkak bazı yerlerde. Bazı katarlar, el altından veriliyor, bir şeyler oluyor. Örneğin Türkiye’de bazı şeyler ya futbolla ya da siyasetle yürüyebiliyor.

Mesela derbi günlerinde hayat duruyor, sokakta futbol konuşuluyor, herkes üç büyükten birini muhakkak tutuyor; kimisi holigan, kimisi trübüncü, kimisi deplasmancı, kimisi de televizyon izleyicisi. Neredeyse ülkenin %80’i futbolla yakından ilgili. Spor demiyorum, futbol. Son zamanlarda artan basketbol merakı ile sporda futbola olan özel ilgi artsa da futbol yine ülkenin en önemli sorunlarından olmaya devam etmektedir. Sorun çünkü, futbol ülkede normal bazı şeylerin konuşulmasını, tartışılmasını engelleyen bir olgu olmaya başlamıştır. Ne yazık ki bu durum ülke gündemini ağır meşgul etmekte, birilerinin ölmesine sebep olmakta ya da bazı önemli ve değerli olayların önüne geçmektedir.

Holiganlık ya da futbol magandalığı adını verebileceğimiz bu saplantılı futbol hastalığı, ülkemizde abartılmış bir düzeylere çıkmıştır. Öte yandan ülke ülke gündemini meşgul eden bir diğer önemli unsur ise siyasettir. Hemen hemen ülkedeki her kişinin mükemmel anladığı mekanizma olan siyaset, ülkemizin en çok konuşulan, tartışılan, hatır, kalp ve gönül kırılan olgusu konumundadır. Bir ülkede siyaset çok konuşuluyorsa, o ülkede bir şeyler iyi gitmiyor demektir. Rasyonel konuşmalar ya belirli bir grubun, akademik çerçevede değerlendirerek konuşmuş oldukları siyasetten başka, kahvehanelerde, sokak aralarında, restoranlarda konuşulan siyasetler ülkeye herhangi bir fayda getirmediği gibi ülkeyi geriye doğru da itecektir.

Eğerli cümleler kurmak kimilerimizin hoşuma gitmeyecektir. İkinci kez, mecburiyetten kullanıyorum. Eğer bir ülkede futbol ve siyaset gereğinden fazla, haddinin sınırlarından öte bir yerde konuşuluyorsa, emin olmak lazım ki o ülkede bir şeyler iyi gitmiyordur. Futbol, basit bir oyun. Oyuncular, en yüksek paraları olan, hayal bile edemeyeceğimiz lüks hayatların sahipleri insanlardır. Ne acı ki futbol, futbolcu, teknik direktör muhabbetleri yapan insanlar, ben gibi Anadolu insanı, Anadolu gencidir. Ne ellerinde bir evleri, ne de altlarında bir arabası vardır ama sorsan hangi futbolcu, hangi sezon, hangi takımda kaç gol atmış bilirler; hangi siyasetçi, hangi mitinginde ne demiş ya da neyi dememiş bilirler.

Maalesef, bilim, eğitim, kültür, tarih, felsefe konuşmak, insanı anlamak, sorunlara eğilmek yerine birbirimize en iyi şekilde en iyi birer düşman haline getiren iki mekanizmayı konuşmaktan son derece keyif alıyor ve bunu yapmaktan, bunları konuşmaktan hiç usanmadan önümüze bakıyoruz. Aslolan geriye bakmak, ders çıkarmakken, gerçekler bu kadar aşikar olduğu halde ‘aman’ deyip geçiyoruz. Laçkalaştık hepimiz.