Tahammülünüz Kadarsınız!

Tahammül, sınırlarınızı zorlayacak durumlarda kendinizi frenlemek, kendinize hakim olmanın dışında çok daha derin anlamları içinde barındırır. Tahammül etmek aslında bir yaşama biçimidir, karar verme şeklidir, hayatı anlamlandırma biçimidir. Tahammül sınırlarını zorlamak deyimi vardır ya işte sınırları insanın kendisi belirlemesidir tahammül etmek.

Asla göz yummak, önemsememek değildir. Görmek, gerçeği bilmek ama beklemektir. Neyi beklemek derseniz: yeri beklemek, zamanı beklemek, en uygun şartı beklemektir. Tahammül insanı kamil olma yolunda olgunlaştıran en kutsi değerlerden biridir.

Yeniden başlamak, hep aynı hikayeleri dinlemek, sonucu önceden görebilmek, sabretmek yorar insanı ama sonunda Nazımın da dediği gibi kavuşmak, mutlu olmak var. Zorluklara, strese, ayrılıklara, uykusuzluklara tahammül etmek gerek. İhanetlere, sadakatsizliklere, yalan dolana…

İlginçtir hamile kelimesi de tahammül kelimesinden türemiştir. Hamile kadın tahammül eder, sabreder, acı çeker ama sonunda karnında dokuz ay taşıdığı yavrusunu görmek tahammülünün meyvesidir. Tahammül hamile örneğinde olduğu gibi beklemek ister, sabır ister, acı çekmek ister. Ama sonunda, er ya da geç meyvesini size ikram etmekten geri durmaz.

Tahammül boyun eğmek değildir, razı gelmek, ezilmek anlamlarına gelmediği gibi. En önemli aşaması beklemektir. Beklemek belki bir yıl, belki on yıl belki de bir ömür boyu beklemektir. Hemen can sıkıp, vazgeçmek değil, sonunda güzel şeyler, mutlu şeyler olacağı ümidini koruyup, sonsuz bir duyguyla beklemektir.

Tahammül mülkünü zorladın Hülagu Han mısın kafir/ Aman dünyayı yaktın ateş-i suzan mısın kafir? Der Nedim. Hülagu Han’ın 1258’te Bağdat’ı talan etmesine telmih yapar. Tahammül mülkü, Nedim’in şairane bir üslupla dediği gibi zorlanıp, yıkılabilir elbet. Hayatımızda Hülagu Han gibi tahammül mülkünü yıkacak insanlarla tanışmamak dileğiyle.

Hoşçakalın.