Uluslararası Hukukun Önemi

Her hukuk düzeni içinde yer aldığı toplumun temel özelliklerini yansıtır. Modern ulusal toplumlar, devlet dediğimiz siyasi otoritenin altında merkezileşmiş yapılardır. Silahlı güç ve güç kullanma yetkisi devletin elinde toplanmıştır. Bunun anlamı ulusal toplumu oluşturan gerçek ve tüzel şahısların devlete tabi olmasıdır. Toplumsal ilişkiler resmi kurumsal yapılar tarafından önceden belirlenen usullere göre konulan ve uygulanması yine bu yapılar tarafından denetlenen kurallara göre yürütülür. Uluslararası toplum ise ulusların siyası organizasyonu/temsilcisi olan devletlerden oluşmaktadır. Günümüzde devletlerin yanında uluslararası örgütler, çok-uluslu şirketler, uluslararası sivil toplum kuruluşları,  değişik statülerde insan toplulukları, hatta bireyler uluslararası ilişkilerde faal bir şekilde yer almaya başlamış olmakla birlikte, uluslararası alanın esas aktörleri devletlerdir. Zaten uluslararası hukuk da yalnızca devletlerin tam olarak hukuki şahsiyeti bulunduğunu kabul etmektedir. Anılan birimler içerisinde uluslararası örgütler 20.yüzyıldan itibaren sayıları ve uğraş konuları bakımından büyük gelişme göstermişler ve işlevleriyle sınırlı olarak hukuki ehliyet kazanmıştır(Schermes, 2011:987). Yine bireyler insan haklarının  uluslararası hukukun konusu olmasıyla evrensel ve bölgesel sözleşmelerin koruma mekanizmalarından yararlanmaya başlamışlardır. Bunlar tabii ki hukuki anlamda devletin tekelini kıran önemli gelişmelerdir. Ancak, devlet dışındaki birimlerin hiçbirisi devletten bağımsız olarak kendiliklerinden uluslararası hukuk düzeninde var olamazlar. Uluslararası örgütleri devletler kurar, işlevlerinin neler olacağını ve yetkilerinin sınırlarını devletler belirler, karar organlarında devlet temsilcileri yer alır, aldığı kararları uygulayanlarda devletlerdir. Bireylerin durumu da farklı değildir. Bireye bir takım temel hak ve hürriyetler tanıyan sözleşmeleri devletler yapar, bireyin uluslararası mercilere şikayet hakkına sahip olması devletin takdirine bağlıdır. Bu yüzden mesela bir Türkiye vatandaşı, Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olduğu için uluslararası alanda hak arayabilirken, bir Belarus vatandaşı kendi devleti bu sözleşmeye katılmadığından aynı ehliyete sahip değildir. Dolayısıyla uluslararası hukuk düzeni özünde devletler arası olarak devam etmektedir. Uluslararası hukuk disiplinin halen birçok fakültede devletler hukuku veya devletlerarası hukuk olarak adlandırılmasının sebebi de budur.

Uluslararası toplumun asli unsurları olan devletlerin belirleyici vasfı egemenliktir(Shaw,2008:211). Egemenlik kendinden üstün bir otoritenin varlığını kabul etmeme, içeride ve dışarıda kendi iradesine göre hareket edebilmek anlamlarını içerir. Bütün devletler tanımı gereği egemen olduğuna göre uluslararası toplum,  eşit unsurlardan oluşan ve üst otoritenin bulunmadığı yatay bir toplumdur. Bu yatay toplumda merkezileşmiş ulusal toplumlardakinden farklı olarak ademi merkeziyet (decentralization) söz konusudur. Güç, toplumsal birimler(devletler) arasında dağılmıştır, her devlet ayrı bir güç odağıdır. Keza bu özelliklerin sonucu olarak uluslararası toplum kurumsallaşamamıştır, hukuk kurallarını koymak ve onların uygulanmasını denetlemek için özel organlar bulunmamaktadır. Birtakım örgütlenmelerin varlığı ve değişik alanlarda mahkemelerin kuruluyor olmasının elbette ki uluslararası toplumu değiştirici ve dönüştürücü tesirleri bulunmaktadır. Fakat bunlar kısmi çözümlerdir, uluslararası sistemin bazı alanlarında ilişkileri ikili ve geçici olmaktan çıkararak şeklen çok taraflı ve kurumsal hale getirmişlerdir. Sistemin özü ise ana hatlarıyla aynı kalmaya devam etmektedir. Zira nihai karar merkezleri egemen devletlerdir. Kurulan örgütler ve çeşitli mekanizmalar devletlerin gönüllü katılımlarıyla çalışabilmekte, bağlayıcı kararlar alabilen üst otoriteler olmaktan ziyade işbirliği platformu sunma işlevi yerine getirmektedirler. Uluslararası kurumsal yapılar içerisinde en fazla yetkili olarak görünen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin  yapısal kısıtlamaları buna iyi bir örnektir. Mesela, Soğuk Savaş süresince iki büyük güç ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki çekişmelerde Güvenlik Konseyi devre dışım kalmış, 1990 sonrası birçok önemli krizde de ancak büyük devletlerin uzlaşmasına bağlı olarak harekete geçebilmiştir.

Uluslararası hukukun bahsettiğimiz temek özellikleri onu bir hukuk düzeninin en gelişmiş örneği olarak kabul edilen ulusal hukukta nitelik olarak ayırmaktadır. Uluslararası hukukta ihkak-ı hak(self help) esas iken, yani hukukun ihlal edilmesi halinde mağdur devletin haklarını koruması esas olarak kendisine kalmışken, ulusal hukukta bu gayeyle kurulmuş özel organların verdiği ve uyguladığı nihai hükümle ihlalin sonuçları ortadan kaldırılmaktadır. Garanti mekanizmaları ve hukuk teminatı açısından uluslararası hukukun  ulusal hukuka göre oldukça yetersiz kaldığı açıktır. Ancak, buradan uluslararası alanda hukuk kurallarının bağlayıcılığı olmadığı ve keyfiliğin hüküm sürdüğü sonucunu çıkarmak doğru değildir. Yukarıda işaret ettiğimiz gibi günümüz dünyası hiçbir devletin ne kadar güçlü olursa olsun tek başına yaşayamayacağı, herkesin herkesle hemen her konuda öngörülebilir düzenli ilişkiler kurmak zorunda olduğu ve ulusal sınırları aşan çevre gibi ortak meselelerin devletleri ve toplumları birbirine bağlı hale getirdiği bir dünyadır. İletişim ve ulaşım alanlarından verilecek birkaç örnek bile uluslararası hayatın, dolayısıyla ulusal hayatın/birey olarak günlük hayatımızın, ortak kurallar olmadan idamesinin mümkün olmadığını, bu kurallara uymanın nasıl bir zorunluluk haline geldiğini göstermeye kafidir. Genel bir gözlem olarak, uluslararası hukukun uluslararası toplumsal ilişkileri düzenleme işlevini büyük ölçüde yerine getirdiğini söyleyebiliriz. Ancak, egemen devletlerden oluşan yatay bir toplumda bütün ilişkilerin bir kamu düzeni altında yürütülemeyeceğini belirtmek gerekir. Bilhassa devletlerin silahlı güce başvurmaktan çekinmedikleri ulusal menfaatleri yakından ilgilendiren barış ve güvenlik meselelerinin çözümünde hukukun oynayacağı rol, uluslararası güç dağılımına bağlı kalmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir