Usa Vurmak Nedir?

Usa vurmak, usa vurma ya da usa danışmak. Türkçede akıl yürütme, aklını kullanarak hareket etme ve mantık kurma anlamlarına gelen “usa vurmak” deyimi, gündelik hayatta da kullanılan bir deyimdir.

Usa Vurmak Ne Demek?

Usa vurmak deyiminin anlamı tıpkı yukarıda olduğu gibi şöyledir;

1. Akıl yürütme
2. Çıkarım
3. Tümdengelim veya Tümevarım
4. Mantıklı hareket etme
5. Mantık kurma

Usa Vurmak Deyimi Ayrı mı Bitişik mi Yazılır? Doğru Yazımı Nedir?

Usa vurmak deyiminin doğru yazımı “usa vurmak” şeklindedir ve ayrı yazılır. Bitişik olarak yazıldığı bilinen deyimin doğru yazımı Türk Dil Kurumu’na göre “usa vurmak” şeklinde iki kelimenin ayrı ayrı yazılmasıdır.

Us Ne Demek?

Öztürkçe kelimlerden biri olan “us” akıl, mantık, düşünce gibi anlamlara gelmektedir. Türkçede kullanımı oldukça yaygın olan “uslanmak”, uslu uslu” veya “uslu durmak” tabirlerinde geçen “us” kelimesinin de anlamı “akıl”, “mantık”, ve “düşünce”dir.

Usa Vurmak ile İlgili Cümleler

Usa vurmak ile ilgili Alfred Adler’den bir alıntı okumaktasınız:

Bir kimsenin genellikle yetenek/eğilim sözcüğüyle nitelendirilen usavurum yeteneğini saptamada sayılamayacak kadar çok gözlem, araştırma ve testlerden yararlanılır. Bunlar özellikle çocuklarla büyüklerin zekâlarını belirlemeye yönelik testlere benzeyen, yetenek testleri denilen testlerdir. Şimdiye kadar bu tür testlerin pek başarılı sonuçlar verdiği söylenemez; çünkü alınan sonuçlar, öğretmenlerin testsiz saptadıkları sonuçlardan hiç de farklı değildir. Söz konusu durum her ne kadar deneysel psikolojiyle uğraşanlar tarafından büyük bir hoşnutlukla karşılanmışsa da, aslında bunun ortaya koyduğu gerçek, yetenek testlerinin bir bakıma yararsızlığıdır. Ayrıca, testlerin uygulanmasına karşı açığa vurulan bir kaygı da düşünme ve usavurum yeteneğinin çocukların tümünde aynı ölçüde gelişmemesi, üzerlerinde uygulanan testlerden kötü sonuç alınan kimi çocukların aradan birkaç yıl geçer geçmez çok güzel bir gelişim sürecini geride bırakmalarıdır. Testlere karşı ileri sürülen bir başka eleştiri de, büyük kentlerden ya da çok yönlü bir yaşama açık belirli çevrelerden gelmiş çocukların salt egzersiz sonucu elde edilen hazırcevaplıklarıyla büyük bir yeteneğe sahipmiş izlenimi uyandırmaları ve bu konuda her türlü hazırlıktan yoksun diğer çocukları gölgede bırakmalarıdır. Genellikle sekiz on yaşlarındaki burjuva çocuklarının emekçilerin çocuklarından daha hazırcevap olduğu bilinmektedir. Ne var ki, söz konusu durum burjuva çocuklarının daha yetenekli sayılacağını göstermez; bunun nedenini yalnızca onların geçmişinde aramak gerekir. Böylece, yetenek testlerinden fazla bir şey elde edilmiş değildir. Kaldı ki, Berlin ve Hamburg’ta alınan hazin sonuçlar ortadadır; adı geçen kentlerde yetenek testinden büyük bir başarıyla çıkmış çocukların dikkati çekecek kadar büyük bir bölümü, ileride kendilerinden beklenen başarıyı gösterememiştir. Bu da, yetenek testiyle çocuğun gelişim düzeyinin sağlam bir biçimde saptanamayacağını kanıtlamaktadır. Oysa bireysel psikoloji yöntemiyle sürdürülen araştırmalardan ilgili konuda çok daha güvenilir sonuçlar alabilmekteyiz; çünkü söz konusu araştırmalar çocuğun gelişim düzeyini belirlemekle kalmayıp, nedenlerini de saptamaya ve gerekirse gelişim noksanlığını giderecek yolları göstermeye çalışmakta, ayrıca çocuğun düşünme ve usavurum yeteneğini ruhsal yaşamından soyutlayarak değil, bu yaşamla bir arada incelemektedir.

İnsanı Tanıma Sanatı, Alfred Adler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir