Yengeçlerin Yapısı, Üremeleri ve Çeşitleri

Yeryüzünün kabuklu eklembacaklı grubunu oluşturan yengeçler, hakkında bilgi sahibi olduğumuz 26 familyada toplanan yaklaşık 4000 kadar türün, denizlerde, tatlı sularda ve hatta karada yaşayabilen canlılarıdır. Yengeçler, eklembacaklıların Latince adıyla crustacea, (kabuklular) sınıfına mensup, yine Latince adıyla dekapoda (önayaklılar) takımındandır. Balık ağlarına takılarak kestikleri ağlarla verdikleri zararı göz önünde bulundurmazsak , insanlar için tamamen zararsız hayvanlardır.

 

 

 

Yengeçler, sölomlu (ikincil karın boşluklu) hayvanların birincil-ağızlılar en geniş alt dalı olan gerçek eklem bacaklıların dört sınıfından birine, kabuklular sınıfına girerler. 

Gerçek eklem bacaklı olmak bu sınıfın en belli başlı özelliğidir.

Yengeçlerin bir başka özelliği de iskeletin dış yapısal oluşu, yani kasların memelilerde olduğu gibi etler içine gömülü kemiklere bağlı bulunmayıp doğrudan doğruya kabuğa ilişik  olmalarıdır. 

Gerçek eklem bacaklılar, gerek yapı, gerek hayvanlar aleminin en ilgi çekici ve en geniş alt dalını meydana getirirler. 

Yengeçler, dört sınıfa ayrılan gerçek eklem bacakların içinde önem bakımından böceklerden sonra gelen kapakların ön ayaklılar takımındadırlar ben ayaklılar, yapıları çok gelişmiş olan kabukluların on ayaklılılar takımındadır. On ayaklılar, yapıları çok gelişmiş olan kabuklulardır. Ayrı eşeylidir. Denizlerde ve tatlı sularda yaşarlar. Petek gözleri saplar üzerinde bulunur. Beş çift gerçek eklem bacakları vardır.  Bunlardan birinci yürüme bacaklarının  ucunda iri makaslar taşırlar. On ayaklar takımının içine, yengeçlerden ayrı olarak çeşitli istakoz ve karides türleri de girer.

Yengeçlerin vücut yapısı yönünden özellikleri üçe ayrılır;

1.) Mide 

Yengeçlerin midesi, aldıkları besinleri üretebilecek güçte sert bir Kittin katmanıyla çevrilidir. Bu katmanın içinde sindirim için gerekli sıvıları salgılayan bezler bulunur.

2.) Deri Dökümü 

Yengeçlerin kitinli dış kabukları bir sıra gözeden yapılmış olan üst derinin dış yöne salmış olduğu gözesiz bir kattan <<katikula>> dan  meydana gelmiştir. Bundan ötürü bu kabuk, hayvanla birlikte büyümez ve zamanla ona dar gelmeye başlar. Böylece yengeç, belirli süreler sonunda derisini değiştirmek zorunda kalır. Eskimiş <<katilula>> çatlayıp pul pul dökülmeye başlayınca hayvan çırılçıplak kalır. Yumuşak derisi vücudunu koruyamayacağı için bir kaya  kovuğuna girer ve orada gizlenir. Birkaç gün içinde yeni ve taze bir kabuk oluşur. 

3.) Kendi Kendini Onarma

Yengeç, gerçek eklemli bacaklarından birini ya da birkaçını kaybedecek olsa bile bunları yeniden onarabilecek, yenisini yaratabilecek bir doku özelliğine sahiptir. İlk kabuk dökme sonunda yenisinin oluşması ile birlikte kaybettiği bacakların yerine yeni yeni tomurcuk bacaklar türler. Yengecin her deri döküşünde bunlar biraz daha gelişerek kopan bacakların yerini alırlar.

Belli Başlı Yengeç Çeşitleri

Pavurya

Çingene Yengeci

Kıyı Yengeci

Çalpara 

Maia 

Dev Japon Yengeci

Büyük Kıskaçlı Yengeç

Süngerli Yengeç 

Yengeçlerin Boyları 

Yengeçler, büyüklük ve irilik bakımından çok çeşitlidirler. Boyları-bacakları açılmış durumda genel olarak 1.5 santim ile 1 metreye kadar değişir. Japon denizlerinde yaşayan ve <<Dev Japon Yengeci>> adı verilen bir türün 5,5 metreye kadar açılabilen korkunç uzunlukta makaslı ayakları vardır. İri bir yengeç türü de Küba sularında bulunan 

<<Morro Yengecidir>>

Ağırlığı 6 kilogramı bulan  bu yengecin kıskaçları bir insanın ayağını kırabilecek kadar güçlüdür.

Yengeçlerde Üreme

Yengeçler, yumurtadan ürerler. Kış aylarında dişi yengecin yumurtladığı binlerce yumurtadan ufacık saydam larvaları çıkar. Sularda dolaşan bu hayvancıkların kitinden yapılmış kabuklarını değiştirerek zoea ismini larvalara dönüşürler. Ve onların üç çeşit çift ayağı bir başlı-göğsü ve bir sırt dikeni vardır. Başlangıçta yüzücü olan zoealar büyüdükçe dibe iner ve sonunda yengeç biçimde alırlar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: