Dünyanın Şahidi Olabilmek İçin

Sanırım görmediniz;
Şimdi şuradan geçti.
Yazık görmediyseniz,
Böcek gibi güzeldi.

  • Aylar önce izlediğim bir televizyon programından bahsetmek istiyorum.Belki çoğunuz denk gelmiş “bu ne?” deyip kapatmışsınızdır.Belki de benim gibi hayranlıkla izlemişsinizdir. Gülhan Şen’in yönetmenliğini ve sunuculuğunu yaptığı Gülhan’ın Galaksi Rehberi’nin Kamboçya’yı anlatan bir bölümüydü bu. Kamboçya’daki Tonle Sap Gölü kıyısında kazıkların üzerine kurulmuş Kampong Phluk Köyü’nde, dünyanın habersiz olduğu, onların da dünyada olup biteni o kadar da önemsemediği sadece günü tok geçirme kaygısı taşıyan bir eve misafir olmuştu.Hayatlarında ilk defa, anında resim çıkarabilen makine görme şaşkınlığı taşıyan minikler için bir aile fotoğrafı çekme fırsatı yakalamıştı güzel sunucu. Sonrasında yukarıda yazdığım Özdemir Asaf’ın “Yaşam” şiirini okumuştu. Belki bazıları bu şiiri dinleyip geçmiştir. Fakat ben o hayranlıkla, o şiiri alıp hayatımın merkezlerinden birine ekledim.Hatta bazen olur ki bağırarak o şiiri söylemek gelir içimden.Nitekim söylerim de…

 

(Anlık fotoğrafı verirken)

Bu şiiri aslında Murathan Mungan’ın “Yaşam boyu Ne çok şeyin yanından geçip gitmişizdir. Ne çok fırsatın, hayalin, insanın ihtimalin…” Sözleri ile o kadar çok bağdaştırıyorum ki…

Peki bizim o çocukları sevindirmemizin engeli nedir?
Fırsatlar mı? İhtimaller mi?
Haydi düşünelim. Beş dakika önce yanından dünya güzeli bir çocuk geçti. Az daha önce gelsen, belki hayatın boyunca hatırlayacağın güzelliği saniyelere kaptırdın. Sahi şuan kaç yerde gün batıyordur? Bak onu da kaçırdın.
Yürüyeceğin yolları, mis kokulu çiçek bahçelerini kaçırdın. Şimdi yeni doğan bir at, çifte koşmanın hayaliyle ve heyecanıyla ayağa kalkıyor. Onu da kaçırdın. Sabahları geç uyandın. Sabahın havasındaki huzuru, güneş doğarken oluşturduğu rengi kaçırdın. Sonra odun ateşinde çay demleyip bir dağa karşı keyifle içmeyi kaçırdın.
Haydi kalk! Bazı şeyleri farket. Eğer fırsat varsa gez. O da olmadı aç pencereni sabahın sesini dinle. Kurtul şu üstündeki teknoloji çağından.
İhtimalleri değerlendirmek için bazı şeylerin şahidi olmak gerekir. Hatta dünyanın şahidi olmak gerekir.
Biz şahit olacağımız ne varsa bilgisayar başında bıraktık.Elimizdeki telefonda bıraktık…
Haydi kalk daha selamlaşacağın çok insan var !

Çünkü dünyadaki  en büyük mutluluk, bu dünyanın şahidi olmaktır.

(Şahit olamadığımız gün batımları adına)