Paranın Satın Alamayacağı Hayaller Kurun

Hayallerinizi meşru bir zemine çekin, hayallerinizde her zaman bir meşruluk payı olsun. Ayakları yere basan ve bir zaman sonra ulaşabileceğiniz hedefler olsun. Beylik laflar etmeye gerek yok hayatta. Her zaman için olumsuzluklar insanın başına gelir ve insan bu olumsuzluklar karşısında hayalinin basamakları kadar ayakta kalır. Olumsuzluklar sizin hayalinizi bitirecek kadar önemliyse demek ki bazı şeyleri eksik yapmışsınızdır.

Ayakları yere basmak denilince elbette ki insana ‘gerçekçi ol, hayal kurma’ denmiş gibi olur. Tamamen hayallerle yaşamak zararlı olduğu gibi, sürekli gerçeklerle de içli dışlı olmak da insana bir süre sonra zarar verebiliyor. Her şeyin ortası ideal olduğu gibi hayal kurmanın da ortası en ideal olanıdır. Gece yastığa başınızı koyduğunuzda, yanaklarınıza göz yaşlarınız dökülmesi yerine, mutluluk barındıran hayaller kurun mesela.

Mesela eski model bir arabayla, en değer verdiğiniz insanla, kır düğünü yapacağınız yere gitmeyi hayal edin, ya da şehrim mütevazı yerlerindeki bir evin bir köşesine doğacak çocuğunuza oda yapmayı kurun hayalinizde. İnanın böyle şeyler insanı çok daha mutlu ediyor. Kesinlikle para üzerine hayaller kurmayın, hep paranın satın alamayacağı şeylerin hayalini kurun. En çok onlara kavuşmayı arzulayın.
Hayat en fazla parayı ve maddiyatı kafanıza takınca çekilmez oluyor. Çevrenize baktığınızda her şeyin parayla olduğunu, her şeyin parayla alınacağını düşünseniz de yine hayallerinizi parayla değil mutlulukla, aşkla, heyecanla kurun. Mesela para hayali sizin heyecanınızı bitirecek kadar hayali bir kuruntudan ibaret olmasın. Ve insan hayal ettiğiyle insan olurmuş, hayali kadar insanmış.

Hoşçakalın