1957 Ürdün Buhranı Nedir?

Soğuk savaş döneminde gerek dünya üzerinde gerek Türkiye’de gerekse Ortadoğu’da pek çok önemli gelişme yaşanmıştır. Ortadoğu’daki gelişmeler, iki süper güç olan Amerika ve Rusya’nın genel politikalarının bir sonucu olarak karşımıza çıkar. Bölgedeki en önemli gelişme 1948 yılında İsrail’in kurulması olmuş, daha sonra süreç Bağdat Paktı ile devam etmiş ve bu pakttan sonra Süveyş Krizi yaşanmıştır. Arap dünyasının yaşamış olduğu üç büyük buhrandan biri olan Ürdün Buhranı da bu dönemde gerçekleşmiştir. Peki Ürdün Buhranı nedir? Neden çıkmış ve nasıl sona ermiştir? 

Özellikle 1956 Süveyş Krizi’nin ardından Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır’a olan güven Arap dünyasında zirve yapmıştı. 1948-1949 Arap-İsrail Savaşları esnasında Filistin’den kaçan 1 milyona yakın Filistinli Ürdün’e sığınmış ve bu sığınmacıların önemli bir kısmını Nasırcılar adı verilen Cemal Abdülnasır taraftarları oluşturmaktaydı. 

İlgili Yazı: Cemal Abdülnasır Kimdir?

Ürdün’deki Filistinli sığınmacılar, Cemal Abdülnasır’ın Filistin’i tekrar kendilerine vereceğine inanmışlardı. Özellikle Süveyş Krizi sonrasında Nasır’ın hem Arap dünyasında hem de dünya genelinde prestiji artmıştı. Nasırcılar, bu nedenden dolayı da Nasır’ı destekliyorlardı. 

İlgili Yazı: Süveyş Krizi Anatomisi

1956 Ekim’inde Ürdün’de yapılan seçimde Filistinli sığınmacıların da desteklediği Nasırcılar adı verilen kesim galip geldi ve Başbakanlık koltuğuna Nabulsi geçti. 

Kral Hüseyin ve Başbakan Nabulsi arasında ilk günden başlayan sürtüşme ve anlaşmazlık, 1957 Nisan’ından sonra iyice artmış ve çatışmaya dönmüştür. 

Nabulsi

1957 Ürdün Buhranı, Hüseyin bin Talal’ın Nabulsi’nin İngiltere ve Ürdün arasındaki bir antlaşmayı feshedip Mısır, Suriye ve Suudi Arabistan ile bir pakt imzalaması sonrasında hükumeti görevden alıp sıkıyönetim ilan etmesi ile son buldu. 

Sıkı yönetim ile birlikte Nasırcılar adı verilen grubun Ürdün içindeki nüfuzları da giderek azaldı. Diğer buhran ve bunalımlar ise 1957 Suriye Bunalımı ve 1958 Lübnan Bunalımıdır

Detaylı bilgiler ve daha fazlası için sitemizin ”Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi” kategorimizi ziyaret edebilirsiniz. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir