25 Haziran Sabahı Hissedilenler

Seçim, Muharrem İnce’nin İsmail Küçükkaya’ya “adam kazandı” mesajını atmasıyla bitti. Yalova’da bir oy için sabahlara kadar bekleyen insan, bu seçimde öyle, hiçbir söz etmeden, yüreklere su serpmeden, virgülsüz, noktasız, tümleçsiz bir cümleyle mağlubiyeti duyurdu. Bugün 25 Haziran. Nasıl hissedelim? Siz söyleyin.

• Yılgın

• Umutsuz 

• Daha doğrusu umudunu kaybetmiş

• Biraz da kırgın

Seçmen aşağılamak haddimize değil. Kazananı, tebrik etmek gerek. Her seçimde kazandılar. Hem de ezici bir üstünlükle kazandılar. 

Ama olamaz dememek için de kendimiz zor tutmuyor değilim. Bu kadar, kolay olamaz öyle değil mi? Bir diktatör seçmek bu kadar kolay olamaz. Nur topu gibi bir diktatörümüz oldu. 

25 Haziran sabahı heves kırıklığı ile geçen bir sabah. Heves, umut, sevinç, heyecan vesaire hepsi için bir son. 

Bu kadar iyi bir hava yakalayıp rakibin bu kadar rahat bir seçim geçirdiğini görmek de ayrı bir ironi. Umudun söndüğü bir sabah. Çok sevdiğin ülkeden kaçmanın, kaçıp kurtulmanın yollarının arandığı bir sabah, gelecek korkusunun hücrelerin tüm iliklerine kadar hissedildiği bir sabah, demokratik olamamanın verdiği hüzünlü bir sabah, parlementer sistemin cenazesinin kaldırıldığı bir sabah. Ve bu sabah teslimiyetin de bir sabahı. Acizliğin, aciz kalmışlığın, çaresizliğin ve de haramilere istemeyerek yol vermişliğin bir sabahı. 

Sadece bir sabah olsa iyi. Bundan sonra her sabah. Her saat ve de her dakika böyle bir hissin tezahürü ile geçecek. Korkunç değil mi? Müthiş bir korkunç. 

Yazgımız kendi kırgın aksimizi seyretmek avuçlarımız arasında. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir