Adnan Kahveci: Acil Durum Bakanı

O kelimenin tam manasıyla bir ”Acil durum bakanı” idi. Memleketin neresinde ne kadar sorun varsa hepsine tek tek kafa yoruyor, sorunları yerlerinde tespit etmek için haftalarca süren seyahatlerde bulunuyor, bazen günlerce bir dağ köyünde kaldığı oluyordu.

Ben Allah’ın bazı kullarını özel olarak yarattığına inananlardanım. Ve Adnan Kahveci’nin de bu özel yaratılışa sahip insanların başında geldiğini düşünüyorum. Trabzon’un Sürmene ilçesinin bir köyünde başlayan hayatı, nice zorluk ve imkansızlık içinde geçerken, onu devleten en üst kurumlarının başına getirmiş lakin o geldiği yeri yeri ve doğduğu toprakları asla unutmamış, hep aynı Adnan olarak kalmıştı. O, hep çocukluğunda en büyük hayali, bir gün canının çektiği kadar kavurma yiyebilmek olan Adnan olandı… Makamların ve rütbelerin esiri olanların aksine o makamları ve rütbeleri kendisine aracı kılmıştı.

Farklıydı. Batının ilmi ile bağrından  çıktığı Anadolu’nun kendine has adetlerini hayatında  bir bütün haline getirmiş, Batıda aldığı eğitimi günü gelince milletinin hizmetine sunmasını bilmişti.

Son zamanlarında haksızlığa uğradığını düşünüyordu. ”Bu ülkede iyi şeyler yapmaya gör, hemen şimşekleri üzerine çekersin. İftiralar, dedikodular birbiri ardına adına yapışır” Yakınmalarını yüksek sesle ve sitemle etrafına duyurur olmuş, belki de başta ailesi olmak üzere, bazı kimselere mesaj vermek istemişti.

O bir inanç ve iman adamıydı. Zaten dünya hayatından da memlekete hizmet edebilme imkanını dışlında pek nasibini almamış ve bu nasibin peşinde de hiç koşmamıştı. Öldüğünde çocuklarına bir kuruş dahi miras bırakamamış olması, bunun en büyük ispatı olsa gerek.

Sıra dışıydı. Alıştığımız, göbekli, makam arabalı, etrafı koruma ordusuyla çevrilmiş bakanların çok ötesinde kendi başına şehir şehir gezen, yanına sadece dostlarını alan, şaşadan ve gösterişten uzak yaşayan, insanlara hizmet etmek için yarışan, insana hizmetçisi gören zihniyete, yaptıklarıyla savaş açmış bir kimseydi.

Yaşayışı fikirlerinin ve sözlerinin en büyük ispatıydı. O hiçbir zaman sürekli, ”beyaz” beyazı savunan ama ”siyah” siyahla gönül birlikteliği yapmış insanlardan olmadı. Onun tarafı haktı, doğruydu, milletti….

Bugün Adnan  Kahveci artık aramızda değil ama fikirleriyle, ön görüsüyle, kişiliği ile, sevenlerinin kalplerinde yaşıyor. Onun çocuklarına bıraktığı tek ve en büyük miras tertemiz bir isim olduğu gibi, ardından gelen gençlere bıraktığı miras ise hayat geçiremediği projeleri olsa gerek…

Eğer Türkiye kalkınmış ve büyük bir ülke olacaksa, bu şüphesiz Adnan Kahveci gibi değerlerin toplumumuzda artması ve söz sahibi olmaları sayesinde olacak.

Ruhu şad, mekanı cennet olsun…

Adnan Kahveci: Acil Durum Bakanı


Çağıl Erten, Bilinmeyen Yönleriyle Adnan Kahveci, İstanbul, Himalaya Yayınevi, 2013