AUSTİN’İN “HUKUK EGEMENİN EMRETTİĞİDİR” SÖZÜ ÜZERİNE


Austin’in “hukuk egemenin emrettiğidir” sözünü anlayabilmek için öncelikle ilgili kavramlara bakmamız gerekmektedir. Bu sebeple; hukuk, egemenlik, hak ve itaat kavramlarını ayrı ayrı ele almamız gerekmektedir. Bu nedenle bu araştırmada ilk olarak kavramların anlamlarına yer verilmiştir.
HUKUK
Hukuk, toplumu düzenleyen ve denetleyen bir yapıdır. Her toplumda olduğu gibi insanlık var olduğu sürece varlığını sürdüreceği aşikardır. TDK’ya göre “Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze”. Aslan ve Şenyüz’ün hukuk tanımına baktığımızda ise hukukun toplumsal yaşamda, bireylerin arasındaki ilişkilerin ve toplum ile olan ilişkileri düzenleyen ve uyumu noktasında kamu gücü ile desteklenen toplumsal kuralları kapmaktadır (Aslan, Şenyüz 2016; 11). Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere hukuk toplum içindir. Bu da hukukun uygulanış biçiminin toplumlar arasında farklılık gösterdiği sonucuna ulaştırmaktadır. İçerisinde barındırdığı kamusal yaptırımları, cezaları toplumu düzenlemek, denetlemek ve ortak yararı sağlamak amacı ile barındırmaktadır.
EGEMENLİK
Egemenlik, devlette söz yetkisini elinde bulundurma halidir. TDK’ye göre “Milletin ve onun tüzel kişiliği olan devletin yetkilerinin hepsi, hükümranlık, hâkimiyet”. Egemenlik egemen olma durumudur. Halk için, devletin bekası için çalışıp, toplumun ortak yararı çerçevesinde söz sahibi olma halidir. John Bodin’in egemenlik yorumuna baktığımızda ise egemenliği bir geminin güvertesine benzettiğini ve güvertesi olmayan bahsedilemeyeceği gibi egemenliği olmayan bir yapıdan, devlet olarak bahsedilemeyeceğini, söylemiştir (Küçük, 2015).
HAK
Hak kavramı bir nevi kişinin yetkiye sahip olma durumudur. TDK’ye göre “Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç”. Hak, uygun olan, birinin sahip olduğu kabiliyettir. Paya düşendir.

İlginizi Çekebilir:  ABD'nin Vize Yasağı Uyguladığı Ülkeler

İTAAT
Boyun eğme, söylenilen söze uyma gibi anlamlara gelmektedir. İtaat TDK’ye göre “Söz dinleme, boyun eğme, buyruğa uyma” anlamına gelmektedir.
Bahsettiğimiz kelimeler her alanda aynı anlam ile kullanılmamaktadır. Her alanda aynı anlamlarda kullanılmadığı gibi düşünürlerin de farklı anlamlarda kullandığı görülmektedir. Örneğin; itaat kavramı bazı makalelerde veya düşünürlerce boyunduruk altına girmek anlamında kullanılırken kimisine göre mevcut düzene uymak anlamında kullanılmaktadır. Yazı da tam olarak üstünde duracağımız nokta da budur.

HUKUKUN MEŞRUİYETİ
Hukukun meşruiyetini egemenlikten alması, egemenin hukuk çerçevesinde milletine uygun olan doğrultuda hareket etmesinden dolayıdır. Egemenlik sadece devlete veya tek bir kişiye mahsus olmamakla birlikte bazı yönetim biçimlerinde millete ait olduğu bildirilmiştir. Bu söylemin seçimlerle, referandum ile eyleme dönüştüğünü ve egemenin yalnızca bir kişi olmadığı halkın da yönetimde söz sahibi olduğunu göstermektedir. Ama egemen halk değil, egemenliği sağlayan halk üstün güç olan egemen vasıtası ile egemenliği sağlamaktadır. Bu duruma paralel olarak hukukun toplumu düzenleme ve ortak yararı gözetme durumu gelmektedir. Egemen olan halk veya iktidar sahibi kişilerin toplumun ortak yararı doğrultusunda hareket edeceği ve buna bağlı olarak hukuka uygun kararlar alacağı aşikardır.
EGEMENLİK VE İTAAT
Egemenliğin adalet değil itaat üzerinden şekillenmesi durumunu her toplumun kendi içerisindeki düzene uyması durumu olarak değerlendirdim. Egemenin yani gerek bürokratın gerekse halkın yargısı doğrultusunda alınan kararlara uymak için karara uyma, oluşabilecek kargaşayı önleme durumudur.
HUKUK EGEMENİN EMRETTİĞİDİR
Austin 1911 yılında dünyaya gelmiş dil felsefecisi, filozoftur. Hukuk anlayışına baktığımızda egemenin, yaptırımlarla desteklediği emirler olarak ele aldığını görmekteyiz. Austin, bir egemene sahip olan halkın onun buyruklarına uymasının temel sebebi olarak alışkanlık olarak değerlendirmekte ve bu alışkanlıklarından ötürü egemene veya egemenin düşüncelerine itaat edildiği düşüncesine sahiptir. Austin pozitivist bir bakış açısına sahiptir bu nedenle hukuku da pozitivist bakış açısı ile ele almıştır. Her şeyin bilimsel yollarla açıklanabileceğini savunmaktadır. Austin Jeremy Bentham’i takip edenlerin kurduğu bir üniversitede(University College of London) hukuk alanında öğretim üyeliği yapmıştır. Bu durum Austin’in fikirlerinin Bentham çevresinde şekillenmesine neden olmuştur. Bentham hukuk alanında faydacı teoriyi savunanlardandır. Bethman faydacılığı, insanın acıdan kaçarak mutluluğa koştuğunu ve insanların yaptığı her türlü davranışın aslında mutlu olmak için yaptıkları şeklinde açıklamaktadır. Bentham’ı takip eden Austin’de aynı şekilde faydacılık kuramını şiddetli bir biçimde savunmuştur (Uzun, 2004). Her ikisi ve fikirlerinin takipçisi olanlar İngilizlerin Analitik Hukuk Teorisinin öncüleri olmuştur (Uzun, 2003).
Austin pozitif hukuku savunmaktadır. Austin’in için egemen hukukta temeldir, egemen bağımsız iken onun tabi olduğu halk egemene bağımlı olmalıdır. Buradan da anlaşılacağı üze Austin’e göre egemenlik meşruiyete dayanma zorunluluğuna sahip değildir (Uzun, 2004).
SONUÇ
Literatür taramasının ardından görmüş olduğumuz üzere hak, hukuk, egemenlik ve itaat kavramları birbirleri ile bağlantılıdır. Hepsinin toplumu düzenleme ve toplum bekası, ortak yararı için hizmet ettiğini görmekteyiz. Her kavramın kullanım, algılanış ve kavranış biçiminin toplumdan topluma hatta kişiden kişiye değişebileceği kanaatine varmaktayız.
Austin’in de bu noktada hukuka farklı bir yorum getirdiği egemenin bağımsız ve en üstün güç olduğunu belirtmiştir. Fakat burada hakka hukuka aykırı bir güç olmaktan ziyade yine halk için hukuku sağlayabilmek adına bir üstünlüğün olması gerektiğini belirtmiştir. Egemenin toplumun ortak yararına hareket etmesi ve düzeni sağlamak adına yaptırımların uygulanması, emirlerin verilmesi gerektiğini savunmuştur. Halkın ise verilen emirleri aslında bilinçli olarak değil alışkanlıktan ötürü uyduklarını gözlemlemiştir. Hukuk içerisindeki emirlerin, itaat edilmesi beklenen kuralların yine halk için olduğu, düzen için olduğunu belirtmiştir.
Hukuk toplum içindir ve topluma hizmet etmektedir. Bu çerçevede devlet ve halk için hukukun emirlerine uymak, itaat etmek boyun eğmek değil bir ödev ve sorumluluktur. Yani yine toplum içindir.
KAYNAKÇA
ASLAN, Y. ve ŞENYÜZ, D. (2016). Hukuka Giriş. Bursa: Ekin Basın Yayın Dağıtım.
https://sozluk.gov.tr/ Erişim Tarihi: 15.12.20
KÜÇÜK, A. (2015). Egemenlik (Hâkimiyet), Halk Egemenliği ve Milli Egemenlik Tartışmaları ve Egemenlik Anlayışında Esaslı Dönüşüm. Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, (6) 327.
UZUN, E. (2003). İngiliz Analitik Hukuk Teorisi ve John Austin. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 3(2), 1–24.
UZUN, E.(2004). “John Austin: Analitik Pozitivizm”, Çağdaş Hukuk Felsefesine Giriş, Ed.: Ahmet Halûk Atalay, İstanbul: Teknik Yayıncılık.

GÖRSEL: https://anlamveadalet.net/john-austin/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

e sigara