MAX WEBER’İN SOSYOLOJİSİNİN KÜLTÜR SOSYOLOJİSİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRMESİ


Weber 1864-1920 tarihlerinde yaşamış Alman bir sosyologdur. Durkheim ve Marx’ın çalışmalarını incelemiş ve yorumlarda bulunmuştur. Kendisinin toplum çözümlemesi ve iktisadi konular üzerine çalışmaları vardır.
Weber’in sosyolojisinde toplumsal gerçekliğin üç adımı vardır. Bunlardan ilki toplumsal eylem ikincisi toplumsal ilişkiler ve üçüncüsü toplumsal oluşumlardır. Bu bağlamda kültür sosyolojisi bazında baktığımızda bize kültürün ta kendisinden bahsettiğini görmekteyiz. Toplumsal eylem de tıpkı kültür gibi geçmişten gelir ve nesilden nesle aktarılır. Toplumsal ilişkilerdeki etkileşim ise bizlere kültür sosyolojisindeki kültürel birleşmeyi anımsatmaktadır. Üçüncü adım olan toplumsal oluşumlar ise kültürlerin oluşumlarını ve her bireyin kendi değer ve norm süzgecinden geçirdikten sonra oluşturduğu sosyo kültür yapıyı hatırlatmaktadır.
İnsan eyleminden bahsederken, insan eyleminin tek başına ele alınamayacağından ve siyasal, toplumsal, ekonomik gibi kültürel nitelikler ile şekillendiği noktasına değinmiştir. Bu duruma kültür sosyolojisi bazında baktığımızda kültürü yaratan insanın ama kültür de oluşumundan itibaren insan eylemlerinin oluşumunda başat aktör olduğu görülmüştür.
Weber toplumsal eylem için bireyin eylemine yüklediği öznel anlam ile gerçekleştirdiği anlam arasındaki ilişkinin kavranması gerektiğini söyler. Kültür sosyolojisi tarafından baktığımızda toplumdaki bir bireyin el öpme davranışında bulunurken bunu kültürü bağlamında değerleri ve normları çerçevesinde mi gerçekleştirdiği veya sosyo kültür düzeyinde baktığında kendisine anlamlı geldiği için mi yaptığı noktasındaki düşünceye götürmektedir.
Weber’in otorite tanımı ise bana kültür sosyolojisindeki hakim kültürü hatırlattı. Çünkü O’na göre otorite yasal olan ve kabul edilmiş olandır. Hakim kültür de çoğunluk tarafından kabul edilmiş olan kültürdür.
Protestan Ahlak ve Kapitalizmin Ruhu eserinde ele aldığı Protestanların kapitalizme nasıl evirildiği konusunda da Protestanların kültürel yapısına değinerek durumu aydınlatmıştır. Burada da görmekteyiz ki bir toplumun yapısını çözümleyebilmek için ilk önce kültürünü incelememiz gerekmektedir. Kültür bireyin eylemlerinde başat aktör olmakla birlikte toplum bilincini belirleyen başat aktörlerdendir.
“Weber’in sınıf kavramı ortak sınıfsal koşulları paylaşan herhangi bir insan topluluğunu içermektedir. Ona göre, sınıf konumu kişilerin mal, yaşam koşulları ve kişisel yaşantıları için sahip oldukları tipik olanaklar anlamına gelmektedir.” Weber’in bu düşüncesi kültür bağlamında hakim kültüre uygunluğu temsil etmektedir. Hakim kültüre mensup kişilerin toplum içerisinde zorlanmadığı, kültür şoku yaşamadığı çünkü hakim olana uyması ile örtüşür. Sınıf kavramında alt sınıf mensubu insanları ise alt kültüre mensup insanları çağrıştırdığı söylenebilir.
Statü kavramına baktığımızda ise birey ve gruplara yüklenen çevreleri tarafından kazandırılan itibardır. Bu durum bazen adil olmayan ve eşitsiz durumları da beraberinde getirmektedir. Kültür sosyolojisinde hakim kültüre mensup bireyler toplumun çoğunluğunun beklentisi doğrultusunda davrandığından itibar kazanır. Alt kültüre mensup bireyler veya eğitim görmemiş bireyler ise dışlanma durumları ile karşı karşıya gelebilmektedir. Bu durumla birlikte kültür emperyalizmi, kültür asimilasyonunu beraberinde getirebilmektedir. Kişilerin bunu önlemek adına kültürler arası etkileşimine girmeleri veya kültür değiştirmeleri görülebilmektedir.
Aldığı eğitim ile birlikte bürokratikleşen, sermaye sahibi olan yani alanında yetkin ekonomik birikimi olan kişinin statüsü artınca ve sınıf değişikliği yani kültür sosyolojisindeki kültür değişimi- alt kültürden orta veya üst kültüre- gerçekleştirmesi o kişinin yeni mensup olunan kültüre yabancı kalmasına bu sebepten kültürel şok yaşamasına sebebiyet verebilmektedir. Burada kişinin ekonomik olarak üst kültüre yetkin olduğunu fakat kültürel anlamda bir gecikme yani kültürel gecikme yaşaması olağan bir durumdur. Aslında kişi bu geçiş aşamasında kendi içerisinde kültür çatışması da yaşamaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Feminizm Nasıl Ortaya Çıktı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

e sigara