Ay Sonunu Getiremeyenler Derneği

Malum herkesin maaşı ya ayın birinde, ya ayın beşinde ya da ayın onunda yatıyor. Herkesin de kendine göre bütçesi var. Kirası, doğalgazı, faturası, eğitim masrafları, çocuğun giderleri, mutfak harcamaları, alışveriş, elbise derken maaş binbir parçaya bölünüyor, ince hesaplar peşine düşülüyor. Peki siz de ay sonunu getiremeyenler derneğinde misiniz? Türkiye’de büyük bir kesimin bu gerçekte var olmayan ama bir yerlerde varlığı kesin olan bu derneğe üye olduğu aşikar.

Ay sonuna yaklaşılırken büyük matematik hesapları yapılır, o zamana kadar olmayan kemer sıkma politikaları bu dönemde uygulanır, gereksiz harcamalar önlenir, dışarıdan yemek yenmez ama bazı şeyler vardır ki isteseniz de onlardan kısamazsınız. Örneğin çocuk masrafları. Okulu, kırtasiye giderleri, proje harcamaları derken sizi epey zorlayacak bir bütçedir çocuk.

Öte yandan, bu derneğe üye olan bireylerin aşmakta en çok zorlandığı yer, ayın 25’i. Yani son düzlük. Her şeyin rahata ereceğini sandığımız ama her ay aynı sıkıntılarla cebelleştiğimiz gerçeği göz ardı edilerek “şu üç dört gün bi geçsin” tesellisi ile kendimizi avuturuz.

Türkiye galiba kimse aldığı maaştan memnun değil. Buna milletvekilleri de dahil. Onların ki doymamaktan, gözün duymamasından da memura, işçiye, emekliye, emekçiye ne demeli? Asgari ücretle veya asgari ücretin biraz yukarısında aldığı maaşla geçinmeye çalışan insalar var ve bu profil, ülkemizin neredeyse %30-40’ını oluşturuyor.

Asgari ücret, adından da belli olduğu gibi bir bireyin geçinmesi için verilen en düşük fiyat. Hesaplanırken enflasyon, alım gücü, devletin o anki borcu harcı gibi şeyler hesaplanıp bulunuyor ama asgari ücret, kimseyi memnun etmiyor. Memnun etmeyi geçtim, bu asgari ücretle ben rahat geçiniyorum diyen kim var? Kim asgari ücretten fazlası bana lüks diyor?

Ay sonunu getiremeyenler derneğinin üye sayısı her geçen gün artıyor. Kimileri için ay sonu kabus. Kemer sıkma önlemleri, hayati ihtiyaçları kısma, öğrenciyse evden çıkmama, memursa sadece işe gelip gitme ve olabildiğince evde yemek yeme, mola vakitlerinde aç kalıp aburcuburla beslenme gibi gerçekleri söyleyince bile insanın canı sıkılıyor.

Herkes ister ki rahat, huzurlu ve ekonomik hiçbir kaygı olmadan ayı bitireyim. Ama her ay farklı bir gider çıkar ve her ay belirli bir bütçe harcamanız gereken bir masraf peyda olur. Öğrenciyseniz şimdiki halinize şükretmeniz gerekir. Öğrencilik yıllarında çekilen ekonomik sıkıntı ne ki? Bu parasızlık kimlere muhtaç etmiyor ki insanı? Ah şu parasızlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir