Ayraç: Beyoğlu Rapsodisi/Ahmet Ümit

“Dur, aklına kötü düşünceler getirme” dedi Ragıp. Belli ki endişelerimi gidermeye çalışıyordu, ama benim rahatlamaya değil gerçeğe ihtiyacım vardı.
”Neden kalpten kuşkulandın?”
”Dudakları morarmıştı, zor nefes alıyordu.” Gözlerimin içine baktı. “Ama bu belirtiler mutlaka kalp sorunu olduğu anlamına gelmez. Biz her zaman en kötüsünden kuşkulanırız. Burç’u bir kardiyologa gösterdim. O da kalbin ekosunu çekelim, dedi. Emin olmak için. Belki de basit bir nedenle bayılmıştır..”
Ragıp dünyanın en tatlı adamıydı ancak bir kötü huyu vardı; fazla iyimserdi. Olayları hep iyi tarafından ele alırdı. Herkese umut aşılardı. Oysa yaşamda bu kadar çok umut yoktu. İnsanları yanlış beklentilere soktuğu için de onları zayıflatır, hiç istemediği halde çok daha mutsuz olmalarına neden olurdu. O yüzden Ragıp gibi insanların söylediklerine hep kuşkuyla yaklaşırdım.