Balkan Lokantası-Self Servis

Memurun ya da işçinin, özel üniversite öğrencisi ya da part-time çalışanın eğer yakınlarında ise mutlaka uğradığı, servisin tabelada koskocaman yazıldığı biçimde self olduğu, genellikle temiz ve sade bir iç dekora sahip, fiyat olarak ise gayet ekonomik tipik olmayan aslında bayağı bayağı gayri tipik bir lokanta zincirinden bahsedeceğim: Balkan Lokantası

İstanbul’da ikamet eden okulu veya işi Mecidiyeköy ya da Beşiktaş’ta olan kişiler bilirler burayı daha çok. Yukarıda saymış olduğum özellikleri bazı kişilere göre farklılık gösterebilir ama genel hatlarıyla aşağı yukarı doğrudur. Mola vakitlerinizde, okul çıkışlarınızda buraya uğrayabilir ve yemeklerini tadabilirsiniz ve eminim ki pişman olmayacaksınız.

Bazen kuyruğun kilometrelerce uzayıp gittiğini zannedersiniz ama sıraya girince aslında o kadar uzun olmadığını anlarsınız. Şaşırırsınız mekan mı kocaman yoksa elemanları mı çok hızlı diye. Hayır, mekan epey büyük değil ama elemanlar öyle zannediyorum ki gözleri kapalı sizin tabağınıza istediğiniz yemekleri koyabilir yani o kadar usta ve hızlılar. Girişte şöyle tezgahtaki yemekler göz atarsınız ki bazen seçim yapmakta zorlanırsınız fakat buna müsade yok: İlerleyelim! Tezgahtar bir abi elinde kazan kepçesiyle sağa sola bakınarak savurur bu emir ve rica belirten kelimeyi. Sonra birden aklınıza arkadaki insanlar gelir, hızlı olmanız gerekir. Söylersiniz işte mercimek, köfte pilav, mantı ya da salata her neyse alırsınız tepsinize koyarsınız tezgahtarların camın altından uzattıkları tabakları. Bazen ismini bilmezsiniz yemeklerin de ismini tezgahtar söyler havalı bir şekilde. Hafif bozulur gibi olursunuz ama pek dikkate almazsınız.

Sonra su, içecek, ekmek ve çatalın bulunduğu, ücretin ödeneceği bölüme geçersiniz elinizdeki tepsiyi ayrılan kulvarında kaydırırken. Bir yandan da lokantanın artçı birliklerine gözünüz takılır. Biri azalan kolaların yerine yenilerini koyar, arkada yarı kahkaha yarı gırgır şamata biçiminde bulaşık yıkayanların rahatsız etmeyecek derecedeki seslerini duyarsınız ve birden bir adam ki genellikle oturur koltuğunda, tepsinin ederini söyler size: 9.80 TL, uzatırken kartınızı ya da nakitinizi iç ses dersiniz ‘ya ne ara hesapladı’ diye fakat sonra dikkat kesilirsiniz para üstünü alırken ya da şifrenizi girerken, bir arkadaki müşterinin tepsisini nasıl hesaplayacak diye. Evet üç, yedi kola, su: 10.50! Hep monoton bir ses tonuyla, sonları hafif vurgulu biraz tınılı ama hep aynı vaziyette. Bazen şaşarsınız ‘o kadar şey aldık ne kadar tuttu’ diye fakat sonra anlarsınız ki o koltuğa hafiften yan oturmuş kişinin aslında hesapladığı felan yok, öyle kafasına göre, o an canı sıkkınsa 2-3 TL fazla ödersiniz yok keyfi yerindeyse ise tam tersi. Dediğim gibi bazen arkadan gelen kişi tepsisini sizden çok doldurmuş da sizden az ödemiştir. Neyse dersisiniz ve para üstünü ya da kartınızı alıp gözlerinizi sağa sola çevirirsiniz.

Girişte merak ettiğiniz o konu yerini rahatlığa bırakmıştır. Ne kadar sıra olsa da içeride oturacak yer bulunurdu mutlaka. Bazen dört kişilik bir masaya tek başına kurulursunuz bazen üç yaşı teyzenin yanına oturursunuz. Tabi bu yer bulma muhabbetinin ardında insanların ikiye ayrıldığı bir yer var: yemek süslemek. Tepsinizi aldınız ve tam oturacakken gözünüz limon soslarına, pul biberler ya da sivri biberlere ilişir. Dediğim gibi insanlar burada ikiye ayrılır. Bazen gözünüze kestirdiğiniz bir yerin kapılmaması için feragat edersiniz biberden, turşudan. Bazıları için de o bölüm mutlaka oynanmalıdır.

Yemeği yersiniz bir güzel. Afiyetle sonra tabi ayrılırsınız. Bazen ‘ya bu Balkan da iyice bozdu’ dersiniz bazen de ‘iyi ki şuraya ya da buraya gitmedik’ diye kendinizi sevindirsiniz. Masalara bakan görevlinin radarları her daim açıktır. Bilir hangi masada yemek yiyen ne zaman kalktı ve hemen gelir tepsiyi alır, masayı siler.

Kısacası mutlaka uğramanız ve havasını kesinlikle teneffüs etmeniz gereken bir yer olduğunu düşünüyorum. Hak vereceksiniz ve yine söylediğim gibi kesinlikle pişman olmayacaksınız. Self Servis yalnız ona dikkat edelim yani o tepsiyi kulvarında kaydıracaksınız.