Bilmiyoruz

Belki de en büyük avantajımız hiçbir şeyi bilmiyor olmamızdır. Bir işten, duygudan, durumdan, ortamdan veya herhangi bir şeyden sıkıldığınız zaman ; “o” sizin için bitmiştir artık. O anda bırakmalısınız o’nu. Lakin bırakmadıysanız yada bırakamadıysanız yani iş mecburiyete dönüşmüşse çoktan;mutsuz son kaçınılmazdır.

Bizim ihtiyacımız olan malzeme ise “mutluluk”. Daha doğrusu şöyle söyleyelim:herkes mutsuz olmaktan sıkılır; ama kimse mutlu olmaktan sıkılmaz, çünkü kimse memnun olduğu yerden, durumdan çıkmak istemez. O zaman bir “şey”in devamlılığı için mutluluk şart. Mesela işinizi ele alalım. Yaptığınız işte mutlu olmak için ya o işin çok iyi olması lazım yada sizin o işe karşı hevesli olmanız lazım. Sizin o işe hevesli olmanız için de o işin sizde merak uyandırması, ilgi çekici olması lazım. İlgi çekici olması için de ortada bir bilinmezlik olması şarttır.

Sonucunu baştan bilinen bir maça kim gitmek ister yada okuduğunuz kitap hakkında ileride gerçekleşecek bir olay söylediğinde kim kitaptan soğumaz veya bir insan niçin polisiye türünde kitap okur? Bunların hepsi “merak ” yüzündendir. Güneş ,bir sonraki gün ne olacağını merak ettiğinden doğmuyor mu? İnsanı da ayakta tutan duyguların başında gelir bu duygu bence ve merak bizim ilk hissettiğimiz duygudur. İçeride (anne karnında) sıkıldığımız için ve dışarıyı merak ettiğimiz için büyüdük.

Aynı şekilde de geleceğimizi merak ettiğimiz için büyüyoruz hatta zaman da bize eşlik ediyor ve olduğu andan sıkıldığı için geçip gidiyor.O da bizim gibi meraklı yada biz meraklı olmayı ondan mı öğrendik? Bunların oluşmasını sağlayan şey “bilinmemezlik”. Bu yüzden zaman akmaya devam ediyor ve biz de yaşamaya,mutlu olmaya devam edebiliyoruz. Çünkü bilseydik o kadar rahat yaşayamazdık, mesela ne zaman öleceğini bilen bir insan ne kadar mutlu olabilir ki? Tam da burda bir paradoks oluşuyor. Eğer ne zaman öleceğimizi ve daha birçok şeyi bilseydik mutsuz olacaktık ama şu anda ne ne zaman öleceğimizi biliyoruz ne de diğer şeyleri; o zaman mutlu olmamız lazım,değil mi? Ama çoğu insan çoğu zaman mutsuzdur.Sebebi çok basit: biz yaşamasını “bilmiyoruz” . Şemsi Tebrizi der ki: “Her insan ölecek yaşta”.

 

Biz bu sözü tam anlamış mıyız , bilmiyoruz; peki doğru olanı mı yapıyoruz,bilmiyoruz; peki gerçekten mutlu yada mutsuz muyuz, bilmiyoruz… Peki bizim en büyük avantajımız ne, bilmiyoruz! Hayır, işte bunu biliyoruz; bizim en büyük avantajımız hiçbir şey bilmememizdir.