Çok Güzel Bir Soru

Konuşma yaparken, ya da dinlerken hiç farketmez bazı kurallar ve teknikler vardır ki ki bunlar kimi zaman hayati önem taşır, kimi zamansa küçük gibi gözükür fakat aslında büyük bir incelik ve ustalık işidir. İşte bunlardan biri de en sevdiğim tarzlardan biri olan ‘çok güzel bir soru’ tekniğidir. Daha çok yabancı dizilerde veya yabancı dildeki konuşmalarda rast geliriz: That’s a good question! 

Konuşmacıya soru sorduğunuzda ya da öğretmeninize karşı taraftaki kişi soruya karşılık ‘çok güzel bir soru’ diyerekten cevap veririyorsa bu iki taraf için de güzeldir. Öncelikle soruyu soran kişi ‘acaba çok mu alakasız bir soru sordum’ ya da ‘konuyla ilgili miydi’ tarzı soruları kendi kendine sormaktan vazgeçer ve rahatlar. Kendine bir özgüven gelir. En azından güzel bir soru sormanın hazzını yaşar. 

Daha sonra bu konuşmacı için de güzel bir tepkidir. Soru soranı kendine çektiği gibi konuşma yaptığı odada ya da salonda tüm dikkatleri de üzerine çeker. İlgi odağı yapar hem soruyu soranı ve hem de kendisini. Öte yandan bu bir zaman kazanma olarak da algılanabilir. Soru sorulan kişi soru eğer zorsa bu kelimeyi söyleyerek kendisine kısa da olsa bir zaman dilimi yaratır. Soruyu kısa bir süre içerisinde tekrar düşünür. Bu teknik iki yolla da sağlanabilir. İlki soruyu kibar bir dille anlamadığını ve tekrar etmesi gerektiğini söyler. İkincisi de soruya soruyla cevap verir. Bunu daha çok erkekler, eşlerine yakalandıklarında söylerler: Otelde miymişim? Geç mi geldim? gibi. 

Konuşma bu gibi güzel ve etkili yöntemlerle çok daha sağlam bir şekilde ilerler. Hem konuşmacı hem dinleyici sağlanan bu tekniklerle konuşmadan çok daha büyük keyif alır. Dinlemek ve konuşmak salt bir iş olmaktan sıyrılıp eğlenceli bir hale bürünebilir.