Dinde Çalgılı Düğüne Gitmenin Hükmü Nedir?

Kişi ve toplum yapısına zarar veren her çeşit eğlence haramdır. Bu eğlenceleri düzenlemek, yapıldığı yerde bulunmak da haramdır. Mesela, insanı farz olan ibâdetlerden veya dünyevi geçim işlerinden alıkoyan, insana yalan yahut çirkin huy alıştırmaya sebep olan her çeşit oyun ve eğlence haramdır.

Oyunlu çalgılı bir düğün yemeğine davet edilen kimse, oyun ve çalgı olduğunu bilmeden gitmişse; oturur ve yemeğini yer. Eğer engel olabilirse bu çalgılı-oyunlu hareketlere engel olur. Ama sözü dinlenilmeyecekse susar. Kendisi sözü dinlenen bir kimse olduğu halde engel olamıyorsa, orada durmaz, çıkar gider. Sofra başında oyun oynanıyor veya gıybet yapılıyorsa, o sofraya hiç oturmaz. Böyle bir yerde durmamak vâciptir. Düğünün oyunlu çalgılı olduğunu bilmeden gidildiği takdirde alınacak tavır böyledir.

Oyun-eğlence-çalgı olduğu önceden biliniyorsa o düğüne hiç gitmemelidir. Davet edilen şahıs ister sözü dinlenecek bir kimse olsun isterse olmasın fark etmez; asla gitmemelidir.

Mâlik, şöyle anlattı: ”Allâhu Teâlâ, Kıyâmet günü şöyle buyuracak: “Hani, dünyada kulaklarını oyundan, şeytân çalgılarından uzak tutanlar? Onları cennetin misk kokan yerlerine yerleştirin. Onlara, övgü sesimi, medhimi duyurun. Onlara, korku ve hüzün olmadığını anlatın.”

Ebû Vâil, Şakîk b. Seleme’yi şöyle anlattı: “O, bir düğüne davet edildi. Orada oyuncuları, şarkıcı ve çalgıcıları görünce geri döndü.”

İbn Mes’ud’un (r.a.) şöyle dediğini duydum: “Çalgı, kalpte nifak bitirir. Tıpkı, yağmurun bitkileri yeşerttiği, bitirdiği gibi.”

Enes b. Mâlik, Resûlullah ‘ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu anlatıyor; “Allâhu Teâlâ beni, âlemlere hidâyet ve rahmet olarak gönderdi. Yine Allâhu Teâlâ beni bütün çalgı aletlerini, cahiliyet âdetlerini, putları yok etmek için gönderdi.


(Ebû’l-Leys Semerkandi, Tenbihü’l- Gafilin, s.165-166) – Mevlana Takvimi