Reşid Rıza Kimdir?

Muhammet Reşit Rıza, 23 Eylül 1865’te Lübnan Trablusşam El Kelamun köyünde doğdu. Muhammet Reşit Rıza, Muhammet Abduh‘un en yakın takipçilerinden biridir. Abduh’un en önemli eseri kabul edilen 12 ciltlik Kur’an Tefsiri, Tefsir El Manar, 12 cilt halinde Reşit Rıza tarafından 1927 yılında bastırıldı.

İlk ve orta öğrenimini Trablusşam’da tamamladı. 1884’te ilk defa Cemaleddin Afgani ve Muhammed Abduh tarafından çıkarılan Urvat’ül Vüska isimli dergide tanıtıldı. 1897’de Abduh ile çalışma amacıyla Kahire’ye gitti. El-Manar isimli dergiyi 1898’de çıkarmaya başladı. El-Manar’ın yayını Reşid Rıza’nın 1935’te ölümüne kadar devam etti.

Kurduğu  La Merkeziyye-i Osmaniyye isimli örgütte, Osmanlı İdaresine karşı Adem-i Merkeziyetçi görüşleri savundu. 1920’de Birleşik Suriye’nin Kralı olarak ilan edilen Mekke Emiri Şerif Hüseyin‘in oğlu Faysal’ın danışmalığını yaptı. Ölümünden sonra dergisi EL-Manar, Hasan El-Benna tarafından 5 yıl sonra çıkartılmaya başlandı.

Cemaleddin Afgani ve Muhammed Abduh gibi Reşit Rıza da Batı sömürgeciliği ile yüz yüze kalmanın bir sonucu olarak Müslüman toplumların zayıflığına ve geri kalmışlığına dikkat çekti.

Sufileri ve tarikatları eleştirdi. Ulemanın düşünmekten ve sorgulamaktan uzak kör taklitçiliğinin bilim ve teknolojide geri kalmasının esas nedeni olduğunu öne sürdü, ”gerçek İslam‘ olarak tanımladığı Selefiliğe dönülerek, dinin bidatlardan arındırılmasını ve içtihatlar yolu ile çağdaş sorunların çözülmesi gerektiğini savundu. İslama göre, şura (konsey) eliyle tesis edilecek demokratik bir yapının olması gerektiğini ileri sürerek, Osmanlı Saltanat ve Hilafet yapısını eleştirdi.

Reşid Rıza, İslam dünyasında kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve çok eşli evliliklere karşı çıkması ile de bilindi. Müslümanların banka faizi almalarında bir sakınca olmadığını belirttiği fetvası büyük tartışmalara neden oldu. Modernizm ile İslam’ı bağdaştırmaya gayret gösterdi. Görüşleri özünde ”selefi” olmakla birlikte yenilikçi ve reformcu olarak değerlendirildi.

Peygamber ve dört halife devrini savunmakla birlikte sonraki haliferle yöneticileri eleştirdi. Sufi geleneğe bağlı molla ve ulemaların yönetimle uzlaşarak dinden tavizle, zalim ve haksız yönetimlere destek verdiklerini ileri sürdü. Hayatının sonlarına doğru, Suudi Arabistan’da Vehhabilik olarak tanımlanan akımın kurucusu Şeyh Abdülvehhab’ı son dönemin en büyük ıslahatçılarından biri olarak niteledi.

22 Ağustos 1935’te, Suudi Arabistan Kralı Abdülaziz Bin Suud’u ziyaret ettikten sonra Süveyş’ten Kahire’ye dönüş yolunda vefat etti.

Reşid Rıza, kendisinden sonra Mısır’da yetişen ve görüşleri diğer Arap ülkelerine de yayılan Selefi yorumcuların etkilendiği kişilerden biri olarak kabul edilir. İrade akıl ve ahlak konularında açıkladığı görüşleri Mutezile görüşlerine yakın bulunur.

Reşid Rıza yorumları ile İhvan’ül Müslimin‘in kurucusu Hasan El Benna, Seyyid Kutub ve Cemaat-i İslami lideri Mevdudi gibi birçok 20. yüzyıl Siyasal İslamcısını etkilemiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir