En Başarılı Haykırış: The Massacre of the Innocents

Fransız Barok tarzının en önemli temsilcilerinden Nicolas Poussin’in 1628 yılında 34 yaşındayken başlayıp bir sene içerisinde bitirdiği, Kutsal Aile’nin Mısır’a yolculuğunun sebebinin anlatıldığı, döneme damgasını vurmuş, ressamın başyapıtlarından birisi: The Massacre of the Innocents

 
(Aynı isimde Peter Paul Rubens’in de bir tablosu vardır. İki tablonun resmedilme tarihi birbirlerine çok yakındır.)

 

Poussin eserinde izleyiciyi derinden yakalamayı başaran birkaç taktiği tablosunda etkili bir şekilde uygulamıştır.

 

Tablo, sıfır noktasına yakın çizilerek izleyiciyi resmin içine çekmeyi amaçlamıştır.

 

Romalı askerin ayağının altında bir bebek olup, elinde ise havaya kalkık bir kılıcın olması ile yerdeki bebeğin iki elini yukarı kaldırarak teslimiyet ve çaresizlik içerisinde olması tamamiyle tablodaki tezatın en bariz göstergelerindendir.

 
Dini motifleri de içerisinde bolca barındıran tabloda anne Meryem’i, katledilen bebek ise İsa’yı temsil etmektedir. Safiyet duygusunu temsil eden bu ikili aslında İsa ve Meryem’dir ve onların safi duygularıdır.

 
Canilik ve masumiyet, yaşam ve ölüm, üzüntü ve umursamazlık gibi tezatları resimde kolaylıkla ayırt edebiliyoruz.

 
Resimde aynı zamanda zamanın durması da öne çıkarılmaktadır. Askerin kılıcını havaya kaldırıp, bebeğin ellerini havaya kaldırdığı an, zaman adeta durmuştur.

 
Arkadaki çocuklu iki anne de kendilerini bekleyen acı felaketin ne kadar korkunç olduğunu gözleri önünde bebeği öldürülen anneyi görmeleriyle daha da iyi anlıyor ve bu hal onları gittikçe büyüyen bir karamsarlığa ve üzüntüye sevk ediyor.

 

Sağda en arkadaki kadın, çocuğuyla belki de son kez birlikte vakit geçirmenin tarif edilemez acısıyla çocuğuna sarılmakta.

 

Mavi elbiseli kadının bebeği ise çoktan Romalı askerler tarafından katledilmiş. Kadın, evladını kaybetmenin verdiği sonsuz üzüntüyle ne yapacağını şaşırmış vaziyette ellerini kulaklarına dayamış, gökyüzüne şuursuz bir biçimde bakmakta.

 
Verilmek istenen duygunun kusursuz bir bağlamda aktarıldığı tablo için Francis Bacon “Şimdiye dek resmedilmiş en başarılı haykırış” ifadelerini kullanmıştır.

 

Gerçi, bu resmi Fransız değil de başka milletten bir ressam çizseydi acaba aynı ifadeleri sarf eder miydi, tartışılır.

 
•Keşke diyorum, keşke şu tabloda o anki haykırışları ve çığlıkları da duyabilseydik. Ne korkunç, ne elim, ne tarifsiz bir acı.

 
(Merakı olanlara binaen tablo, Fransa’da Conde Müzesi’nde sergilenmektedir.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: