İran’ın Kara Kutusu: SAVAK

“Operasyon Ajax” ile görevinden uzaklaştırılan Muhammet Musaddık sonrası iktidardaki yerini sağlamlaştıran Muhammet Rıza Pehlevi artık İran’da tek güç olmak istiyordu.

Kendisine muhalif hareketleri izleyebilmek, kendisine yönelik faaliyetlerini tespit etmek amacıyla bir örgüt kurmak isteyen Şah, ABD’den yardım talebinde bulundu ve CIA yardımıyla 1957 yılında SAVAK adı verilen bir kurum İran’ın Mescid-i Süleyman şehrinde kurulmuş oldu.

 
Kuruluşunda İran savunma bakanlarından Ali Rıza Asgari’nin kaybolması ve devam eden süreçte haber alınamamasının yattığı da iddia edilmektedir.

 

Şah döneminde hiçbir bilgi bilinemeyen SAVAK hakkındaki bilgiler devrimden sonraki Molla Rejimi kaynaklarından öğrenilmektedir.

 

 

Şah zamanında tamamen bir “karakutu” olan SAVAK’ın bünyesinde savaş halinde öne süreceği silahlı 60.000 askeri birliği barındırdığı da ayrıca iddia edilenler arasında.

 
Örgütün başına sırasıyla Timur Bahtiyar, Hüseyin Pekrevan, Nimetullah Nesiri ve son olarak Nasır Mukaddem geçti.

 
Fakat içlerinden Nimetullah Nesiri Şah’ın çocukluk arkadaşıydı ve onun SAVAK’a başkanlık ettiği dönemde örgütün amaçlarında sapmalar ve bozulmalar meydana geldi. Başlangıçta komünist Tudeh Partisi üyelerinin faaliyetleri engellemek ve kısıtlamak amacı çerçevesinde icraatlerde bulunan kurum hüviyetinden tamamen çıktı.

 
ABD, Muhammet Rıza’nın koruyuculuğu üstlenmiş ve SAVAK ile doğrudan iletişim halindeki CIA ile bölgedeki olaylardan aynı zamanda haberdardı.

 

Bu gelişmeler 1979 İran İslam Devrimi’nden önce var olan ve daha sonra iyice körüklenen Amerikan karşıtlığının fitilini ateşleyen ilk hareketlerdi.

 

Rıza Pehlevi’nin despot ve katı yönetimi giderek şiddetlenirken aynı hızda halk arasında rejim karşıtı yapılanmalar ve karşıt gösteriler de artıyordu.

 

Örgüt Şah rejimi için tehlikeli olarak gördüğü kişilere işkence ediyor, bazılarını öldürüyorlar ve kimselere de hesap vermiyorlardı.

 
Yaptığı reformlarla ülkeyi modernleştirmeye çalışan Şah aynı zamanda kendisine muhalif tüm siyasi oluşumları SAVAK vasıtasıyla susturuyordu.
Rejime karşı derinleşen muhalefet 1978’in başlarında çok geniş çaplı eylemlere evrildi.

 

 

SAVAK’ın bu eylemlere aşırılıkla karşılık vermesiyle değişik kaynaklara göre 10-15 bine yakın İranlı yaşamını yitirdi.

 
Geri adım atmayan muhalefetin karşılığını gören Şah 16 Ocak 1979 günü ülkesini terketti. Şah’ın ülkeyi terk edişi SAVAK ve ortak hareket halinde olduğu CIA, dolayısıyla ABD için tam bir şoktu. Yirmi seneye yakın muhalefetin her hareketi izlenmiş, tespit edilmişti.

 
Muhalif kanat tarafından da şaşkınlıkla karşılanan bu olayın sonucunda Humeyni yönetime el koydu. İran-İslam Devleti’ni kurarak İran’da devrimi gerçekleştirdi.

 

İlk işlerinden birisi de SAVAK örgütünü ortadan kaldırmak, imha etmek oldu. Yüksek rütbeli ajanlar ve örgüt mensuplarının tamamı 3 yıl içerisinde tamamen yok edildi.

 
SAVAK lağvedildikten sonra yerini VEVAK aldı. İran istihbaratının bir birimi olan VEVAK daha sonra çeşitli alt kollara ayrılarak bugünkü halini aldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir