Ergenliğe Kısa Bir Bakış

Bazen ergenler hiç çekilmez oluyorlar. Çocukluk ile yetişkinlik arasında kalan bu grup gerek davranışları ile gerek konuşmaları ile gerekse tepkileri ile yetişkinleri canından bezdiriyorlar gerçekten. Çocuk desen çocuk değiller, yetişkin hele hiç değiller, böyle arada kalmış, ne olduğu belirsiz bir kategorideler ve bu durum onları rahatsız etmiyor.

Belki de ergenliğin bilincinde olmayan ‘ergen’ bireyler içinde bulundukları durumu dış çevrenin nitelendirdiği ‘vahim’ tablosu içinde değerlendiremedikleri gibi, yapılan her işleri de ergenlik kisvesi altında meşru kılınıyor. Bu yanlıştır ve yanlışlığı tartışmaya kapalıdır. İnkar edilemez bir gerçektir fakat boyutların bu denli aşırı olması zamanla değişen ergenlik kavramının altını incelemeye bizleri zorlamaktadır. Karakterin oturma eğiliminde olduğu bu evredeki her gelişme, ergenlik sonrası yaşanılan hayatın ana etkenidir. Ergenlikte oturtulamamış bir karekter kimliği, ilerleyen yaşlarda oldukça zor oturtulur. Ağaç yaşken eğilir sözünü teşbihte hata olmaz diyerekten bu konuya iliştirelim.

15 yaş etrafında; iki yaş altı ya da iki yaş üstünde vuku bulan bu vahim durum hem anne babalar için, hem öğretmenler için hem de büyük kardeşler için bir eziyetten başka birşey değildir. Karşınıza alıp konuşsanız anlamazlar, söyleseniz birşeyler dinlemezler. Çocuk çok farklı, çocuk neresinden bakarsanız bakın akli yetisini kullanamayan bireylerdir ve de herhangi bir sorumluluktan muaftırlar. Oysa ergen diye kategorize ettiğimiz sınıf aslında birçok sorumluluğu üstlenir.

Ve meseleye farklı bir boyut getirmek istiyorum. Eskiden ergenlik denilen evrenin sancıları ya da sıkıntılı süreçleri günümüzün ergenliği gibi değildi. Daha az ya da hiç olmayacak derecede olan ergenlik evresi nasıl olduysa 21. yüzyılda mutasyona uğrayıp farklı bir biçime dönüştü. Artık eğitimler ve de yönlendirmeler, ebeveynlerin çocuklarının ergenlik dönemlerini daha az hasarla geçirmelerine yönelik organize edilmeye başlandı. Bundan yaklaşık 50-100 sene önce evlilik çağı geçmiş olarak değerlendirilen insanlar varken şu an ayni yaştaki bireyler ergenliğe girmemiş dahi olabiliyor. Modernlik diye savunma olamaz buna. Daha sağlam bir argüman bulunması gerekir. Kaldı ki modern olmak her asırda yorumlanan bir kavramdır.

Ergenlik döneminin daha az sancılı geçmesi için alınması gereken önlemler vardır. Onu da yeri geldiğinde paylaşacağım. Benim bu yazıda asıl dikkat çekmek istediğim nokta ergenlik yaşının belirli bir yaş aralığında olmayıp, geniş bir yelpazede değerlendirilmesi ve koşullarının milenyumla beraber çok daha ağır şartları beraberinde getirmesidir. Biyolojik anlamda ergenliği inkar edemeyiz fakat insanın değişen yaşam koşulları pek çok şeyi etkilediği gibi ergenlik kavramını da etkilemiştir.