Fiskalizm Nedir?

Fiskalizm veya gelircilik. Osmanlı Devleti’nin iktisadi olarak dünya görüşünü ifade eden ve Osmanlı Devleti dışında uygulayan devletlerin hayli az ya da daha doğru bir ifadeyle örneğinin bulunmadığı Fiskalizm, en genel tanımıyla hazine gelirlerini maksimum düzeyde tutmak, masrafları ise minimum düzeye indirgemektir.

Osmanlı Devleti’nin özellikle Yükselme ve Duraklama Dönemi’nde uyguladığı en önemli mali politika olarak karşımıza çıkan Fiskalizm, devletin gelirlerini maksimum düzeye çıkarıp, bulunduğu konumdan aşağı düşmemeyi öngören bir sistemdi.

Fakat Osmanlı Devleti’nin bu politikasında bazı sorunlar ön plana çıkmıştır. Osmanlı Devleti, Fiskalizmi uygularken ekonomik tedbirler dışında gelirleri artırmak istiyordu. Bu da gelenekçilik ve iaşecilik ile yapılmaya çalışılmıştı.

Özellikle Yavuz Sultan Selim döneminde bu politika zirveye ulaşmıştır. Memlüklülerin 1516 Mercidabık ve 1517 Ridaniye Savaşları ile ele geçirilmesi, Hicaz Bölgesinin Osmanlı hakimiyeti altına girmesi ve Baharat Yolunun Osmanlı kontrolü altında olması gibi ekstra nedenlerle Osmanlı Devletinin hazinesi o zamana kadarki en yüksek seviyeye ulaşmış ve Yavuz’dan sonra Osmanlı Devleti’nin hazinesi, bu seviyelere çıkmakta zorlanmıştır.

Osmanlı Devleti Neden Ekonomik Tedbirler Alarak Gelirleri Yükseltme Yoluna Gitmedi?

Fiskalizmi Osmanlı Devleti için özel ve tek kılan unsur, devletin yapısında bulunan çok kültürlülük ve çeşitlilikten kaynaklanmıştır. Osmanlı Devleti’nin ekonomik tedbirler ve müdahaleler dışında ekonomisini geliştirmeye çalışmamasında devlet içerisinde oluşabilecek bir burjuva sınıfının potansiyeliydi. Osmanlı Devleti, böyle bir sınıfın ortaya çıkmasının devletin varlığı ve otoritesi için zararlı olduğunu düşünmüş ve hazine gelirlerini ekonomik tedbirler ve müdahaleler dışında artırma yoluna gitmiştir.

Teknolojik gelişmeler, özellikle Avrupa’nın kaderini değiştiren Reform, Rönesans ve Coğrafi Keşifler ve çok daha sonraları Sanayi Devrimi ile günden güne ilerleme kaydetmiş fakat Osmanlı Devleti, bu gelişmeleri sadece izlemekle yetinmiştir. Osmanlı’ya Lale Devri’nde gelen matbaa, Avrupa’ya 200 yıl önce gelmişti.

Coğrafi Keşifler ile birlikte ticaret yollarını (İpek ve Baharat) kaybeden, bunlar üzerindeki otorite ve kontrolü zayıflayan Osmanlı Devleti’nin gelir kalemleri de iyiden iyiye azalmıştır. Ekonomik tedbirler dışında ekonomisini diri tutmaya çalışan Osmanlı Devleti için Coğrafi Keşifler tam bir felaket olmuştur.

Merkantalizm (stokçuluk) ile mantalite bakımından benzerlik gösteren Fiskalizm, devletin hiçbir zaman anlaşılmayan bir ekonomik politikası olmuştur. İç işlerine öncelik veren Otarşik sistemin bir parçası olarak da gösterilebilen Fiskalizmi tek bir kelimeyle açıklayacak olursak şöyledir;

Çok gelir; az masraf.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir