Hilsner Davası Nedir?

Avrupa’da anti-semitizmin yükselmesi Fransa’daki Dreyfus Olayı ile başlamış ve Hilsner Davası ile devam etmiştir. Bir önceki yazımızda Dreyfus Olayı’ndan detaylı bir şekilde söz etmiştik. Bu yazımızda ise kısaca Hilsner Davası’ndan söz edeceğiz.

Hilsner Davası Nedir?

Avare ve kendi halinde bir Yahudi olan Leopold Hilsner, Anežka Hrůzová adındaki 19 yaşınaki Hristiyan bir kadının boğazsını keserek öldürmekle suçlandı. Davada her ne kadar yeterli delil bulunmamasına ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çağdaş hukuk sistemine sahip olmasına rağmen Hilsner, ölüm cezasına çarptırıldı.

Anežka Hrůzová’nın çok daha sonra ormanda bulunan cesedinin olduğu yerde bugün hala ismi ve mezarı bulunmaktadır.

Hilsner daha sonra başka bir Hristiyan kadının ölümünden sorumlu tutuldu. Cezası 1901 senesinde ömür boyu hapse çevrilen Hilsner’in savunmasını ise Çek filozof ve müstakbel Çekoslovakya cumhurbaşkanı Tomáš Garrigue Masaryk üstlendi. Masaryk, Hilsner’in savunmasını üstelendiği için kendi vatandaşları tarafından dışlandı ve Çek medyası tarafından ağır ithamlara maruz kaldı.

Hilsner, Mart 1918’de Avusturya İmparatoru I. Karl tarafından affedildi ancak gerçek failler bulunmadığı için ismi hiçbir zaman temize çıkamadı.

Dava 20 yıla yakın sürmüş ve bu süre içinde gerek Çek medyası gerekse Avrupalı diğer medya kanalları üzerinden Yahudilere yönelik büyük bir karalama çalışması yürütülmüştür. Dreyfus Olayı ile birlikte anti-semitizmin yükselmesine neden olan Hilsner Davası da yargının milliyetçi kesim tarafından hegemonya altına alındığını göstermektedir.

Anti-semitizm, daha sonra özellikle Hitler zamanında zirveye ulaşacak ve II. Dünya Savaşı sırasında tarihteki en büyük Yahudi Soykırımı yaşanacaktır. Hitler’in Yahudi soykırımına girişmesinde tarihsel nedenler ve alt yapı öne çıkar. Soykırımın tarihsel nedenlerinde Dreyfus Olayı ve Hilsner Davası yer almaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir