İnsan Ne İçin ve Kim İçin Yaşar

Hayatlarımızı uğruna feda edebileceğimiz bir idealin peşinde koşmamız gerek. Sadece hedefi günü geçirmek olan bir insan için hayat ne kadar değerli olabilir ki ? Oysa bir ideal uğruna yaşamını değiştirmiş, birşeylerinden feragat etmiş insanlar için yaşam hiç kuşku yok ki kat ve kat daha değerlidir.
İnsan ya kendisi için yaşar ya ailesi için yaşar ya da arkadaşları için yaşar. Kendisi için yaşamak aslında diğer ikisini de kapsar. Aile için yaşamaksa kendi içerisinde ikiye ayrılır; mevcut ailesi ya da kuracağı aile. Üçüncüsü ise yaşamanın en bana göre en aziz olanıdır. İnsan zaten çoğu zaman kendisi için yaşar, ailesi için yaşamaksa insan için bir alternatiften ziyade mecburiyete yakın bir olgudur. Arkadaşları için yaşamak ise apayrı. Kan bağı insanlar için muazzam ötesi bir bağdır. Arkadaşlıkta kan bağı bulunmaz fakat hayatta öyle insanlar vardır ki hayatlarını sadece arkadaşlarına adamıştır. İşte bunu anlamak pek kolay değildir. Bütün duygularınızla arkadaşınız için en iyisini ve en güzelini istemek zorundasınızdır. Evet arkadaş bir “el” dir yani yabancıdır ama insan için duygunun kan bağı yoktur, eğer arkadaşına inanırsa ve onda samimiyet bulursa insan, bir arkadaşının uğruna hayatını feda etmekten geri durmayabilir. Kabul edelim çoğu zaman arkadaşlıklarımızın çok iyi olduğu insanlar var olmuştur. Bazen kan bağı olduğunuz insanlardan bile daha yakın gelmiştir size. Bu hal aslında samimiyet duygusunun kan bağından daha güçlü bir duygu olduğunun kanıtıdır. Arkadaşlıkta tezahür eden, ortaya çıkan bu durum insan denen varlığın ne kadar duygusal bir varlık olduğunun da kanıtıdır. Hepimiz sevgiye muhtacız, sevgi olmadan hayatlarımızı devam ettirebilmek yemek ve su olmadan yaşamak gibidir, ve sevgi elzemdir. Sevgiyi anne baba ve kardeşlerde bulmak kolay ama asıl zor olan sevgi ve samimiyeti ikincil insanlarda bulmaktır. Yaşantısı boyunca da insan hep diğer insanlarda da samimiyet ve sevgi duygusunu arar. Bulduğu anda arkadaşlık veya doğru bir deyimle dostluk olgusu meydana gelir.

Kişinin dini, milleti, bayrağı ve toprağı uğrunda yaşaması ise birey üzerinden anlatılabilir. Eğer her birey aynı hedefler ve emeller doğrultusunda yaşıyorsa zaten millet denen kavramı inşa etmiştir. Bu sebepten dolayı insanın ne için yaşadığı konusunda yukarıda sayılan etkenler kişinin kendisi için yaşamasına örnek olarak gösterilebilir. Aile için yaşamaksa din, millet ve bayrak gibi bireysel olmanın yanı sıra kan bağı ziyadesiyle bir bağlılık duygusunun meydana gelmesiyle oluşur.

Bireysellik ve aile faktörlerinin yanına şahsi düşüncem olarak insanın ne için yaşadığı konusunda arkadaşlığı ekledim. Bana göre ise en anlaşılmazı ve en olağandışı olanı ise arkadaş için yaşamaktır. Uğruna yaşanacak arkadaşlarımızın hep var olması dileğiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir