Bilinmezlik

Bir ilişkiyi yürütmek incecik bir ipte dengeyi bozmadan yürümek gibidir. Yanlış atılan küçücük bir adım dibe çakılmanıza sebep olur. O yüzden iyi düşünmek lazım gelir; cambazlık yapmama değer mi yanında yürüdüğüm insan diye.
Elinizi bırakıp sizi aşağıya ittiğinde karanlığa doğru düşersiniz bu yüzden ihanetle biten hiçbir ilişkide güzel anılar akla gelmez. Kör kütük nefret duygusu gelir en başta. Zaman geçtikçe de tamamen hissizleşirsiniz. Ne sevgi ne nefret ne de anılar. Geride kalan sadece bomboşluk olur; bir zamanlar dopdolu olduğunuz insana karşı. Ve tabi ki bir sürü tecrübe.
Bir daha cesaret edip de o ipe çıkabilirseniz kendi gücünüze hayran kalırsınız. İpte yürürken düşmeden karşıya geçebilmeyi ümit edersiniz. Ama bu kez bilirsiniz; güvenebileceğiniz tek kişi sizsiniz. Kimsenin elini tutmadan o ipte yürürsünüz, onun önünüzden gitmesini istersiniz çünkü bir kere arkanızdan itmeyle dibi boylamıştınız.

Şimdi sıra sizde. Size güvenen insanın arkasından itmeden sonunu göremediğiniz bilinmez yolu tamamlayabilecek misiniz?

Peki yolu tamamladığınızda o arkasına dönüp sizin elinizi tutacak mı?

Birlikte ipte harcadığınız zamana değecek mi?

Zeynep Acar

Öğretmen&kendince yazar