İntihal Ne Demek?

Son günlerde akademik yazılarda, bilimsel araştırmalarda ve şarkı sözlerinde karşımıza çıkan “intihal” kelimesi, dilimize Arapçadan geçmiştir. Kelimenin anlamı, alıntı yapmak, esinlenmek ya da bir yerde olan bilgi veya bilgileri olduğu gibi başka bir içerikte kullanmaktır.

Tez konusu bulmakta sıkıntı çeken ya da tez konusu bulmakta kısır olan öğrenci veya öğretim üyelerinin ülkemizde sıklıkla yapmış olduğu intihal, son olarak Aleyna Tilki’nin “Sen Olsan Bari” şarkısının Ed Sheeran’ın Shape of You şarkısından alıntı olduğunun anlaşılmasıyla gündeme gelmişti.

Divan Edebiyatındaki nazire, tehzil ve tanzimlere de bir noktada benzeyen “intihal”, sadece edebi anlamının dışında söz konusu terimlerle benzer özellikler gösteriyor.

 

İnternetin insanların hayatında fazla bir yer kaplamasının ardından çeşitli bilgiye daha kolay ulaşabilir hale geldi. Bu kolay erişim imkanı, benzer içeriklerin de bulunmasını kolaylaştırdı.

Müzik, tıp, sinema, bilim ve sanat gibi birçok alanda intihal örnekleriyle çoğu zaman karşılaşmaktayız. Peki intihale karşı bir önlem alınabilir mi?

Üniversiteler bu konuda makaleleri teste tabii tutuyor. “Plagiarism checker” adı altında Web siteleri, daha doğrusu intihal programları bulunuyor ve bu sitelerden makalelerin özgün olup olmadıkları kontrol edilebiliyor. (%40 Orijinal, %60 Alıntı gibi). Örneğin SmartSeoTools adındaki İngilizce siteden makalenin özgün olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.

 

Akademik Camianın Kanayan Yarası 

İntihaller, en çok akademik camia tarafından şiddetle karşı çıkılıyor. Özgün içerikler ve özgün fikirlerin kaybolduğu proje, çalışma ve kampanyaların akademik alanda yaratıcılığı engellediği ve dolayısıyla kısır bir döngünün olduğu akademisyenler tarafından bilinen bir gerçek. Bu konuda istenildiği kadar kısıtlama ve kontrol olsa da belirli bir aşamada intihalin önü alınamıyor. Bu noktada sorumluluğu üzerine alacak kişiler akademisyenler değil, öğrencilerdir. Kendilerini geliştirmek isteyen bireylerin en iyi ihtimalle yanaşmadıkları varsaydığımızda, kişisel gelişimine önem vermeyen birçok öğrenci olduğu gerçeği ortaya çıkıyor. Halihazırda bir uygulama olsa ve tez ya da projelerdeki intihalin oranını ölçse hiç şüphesiz bu oran %50’nin üzerinde  olacaktır. Bu da demek oluyor ki her iki öğrenciden biri ya tembel ya yanık ya da kişisel gelişimine azıcık da olsa bir değer vermiyor. Örneğin bazı soruların cevaplarını ötede aramaya gerek yok. Örneğin daha önce yazdığımız Türkiye’de Neden Bilim Adamı Yetişmiyor? sorusunun cevabı aslında tam bu noktada gizli. Aşağıda kelimenin manidar bir cümle içi kullanımı var.

İntihal kelimesinin cümle içerisindeki kullanımı;

Tanzimat sonrası Türk aydınına en çok yakışan sıfat müstağrip. Edebiyatımız bir gölge-edebiyat; düşüncemiz bir gölge-düşünce. Üç edebî nevi itibardadır: Taklit, intihal, tercüme.
Ama zirvelerin hiçbirini tanımıyorduk. Avrupa’yı Avrupa yapan düşünce fatihleriyle temasımız yasaktı. … Türkçe konuşan birer Fransızdık.

Bu Ülke, Cemil Meriç