İşçileri Savunmak İçin Komünist Olmanıza Gerek Yok

İşçileri savunmak için komünist olmanıza gerek yok. İşçi haklarını savunmak, emeğe saygı duymak, alın terine değer vermek komünist olmanızı gerektirmiyor. Dünyanın neresinden olursa olursanız olun, kimliğiniz ya da renginiz ne olursa olsun işçiyi savunmak her zaman bir erdemliktir.

Memur, taşeron, esnaf hangi işçi sınıfından olursa olsun işçiyi savunmak gerekir. Modern toplumlarda görüldüğü gibi geçmiş toplumlarda da işçi sınıfı toplumsal konumu gereği bir ülkenin temel yapı taşını oluşturur. Üreten bir toplum, işçi sınıfı olmadan hayal edilemez. İşçi sınıfı olmayan bir devlet, üretemeyen ve ithal eden, dışarı bağımlı bir devlet olur.

Böylesine önemli bir sınıfın haklarını gözetmek ve savunmak bir ideolojiye bağlı olduğunuz anlamlarına gelmemeli. İşçi sınıfı her zaman her insanın, her kesimden insanın değer vermesi gereken bir sınıftır. Proletarya deyip, sokaklarda meydanlarda bağırmadan, eylem yapmadan, taşkınlığa sebep olmadan da işçi sınıfının hakları gözetilebilir. Eğitimlerde, ister lise olsun ister üniversite işçinin bir ülke için ne kadar önemli bir sınıf olduğuna vurgularda bulunulmalı. Seminerler ve konferanslar düzenlenerek işçi sınıfının önemi ve değeri tekrar hatırlanmalıdır.

Fakat burada şöyle bir sorun ortaya çıkıyor. Ülkede kim işçi sınıfından, işçilerin haksızlığa uğradığından gem vuruyorsa maalesef komünist tabanlı olarak değerlendiriliyor. Tamamen haksız değiller çünkü ülkemizde işçi haklarından bahsederek aslında onu kullanıyor ve siyasi ideolojilerini bu şekilde meşrulaştırıyor. Bu yanlış, gerçekten de işçi sınıfı, işçi hakları deyip aslında işçiyle hiçbir yönden alakası olmayan seminerler, mitingler ve günler düzenleniyor.

Şimdi burada samimiyet sorgulaması yapmak lazım. Ne kadar samimi olduklarını anlatmaya gerek yok(!) 1 Mayıs kutlamalarında çöp kutularını ateşe verip, polis taşlarsanız samimiyetiniz sorgulanır. Şimdi örneğin döktüğünüz çöpleri kirlettiğiniz meydanları, sözüm ona savunduğunuz sınıf gelip temizleyecek. Gerçek işçi savunucuları meydanlarda molotof atanlar değil, kalemiyle, aklıyla işçileri savunan, işçinin değerini bilen eğitimli insanlardır. Hiçbir siyasi ideolojiye bulaşmadan saf niyetlerle savunulan işçi hakları hem daha fazla samimiyeti, hem de atılacak somut adımları destekleyecektir.

 

Komünist olmadan da bunları yapabilir veya söyleyebilirsiniz. Polisle çatışarak değil kalemiyle savaşarak işçi hakları gözetilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: