İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Heykelcilik

İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde heykel, resim, bilim-eğitim, çini, madencilik ve dahi pek çok sanat dalı, diğer Türk tarihi dönemlerine göre az gelişmiştir. Bunda göçebe hayatı ve yerleşik bir düzenin olmaması etkili olmuştur. İslamiyet öncesi Türk Devletleri’nde heykelcilik, diğer sanat dallarına oranla biraz daha gelişmiştir. Öte yandan İslamiyet öncesi Türk tarihini daha çok başkalarının (Çinliler) onlar hakkında anlattıklarından bildiğimiz için bu konudaki bilgiler de hayli kısıtlıdır. Kısıtlı bilgiler ışığında İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde heykelciliğe yer vereceğiz. Daha önceki yazılarımızda Türk Devletleri hakkında detaylı bilgiler vermiştik. Bu yazımızda ise kısaca İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde heykelcilikten söz edeceğiz. 

İslamiyet Öncesi Türk Devletleri’nde Heykelcilik

Türklerde heykel sanatına dair ilk bulgular, İskitler zamanında başlayan Balbal taşlarıdır. Köktürk Devletinde önemli bir aşama kaydeden heykelcilik, özellikle Uygurlar zamanında zirve noktasına ulaşmıştır. 

Köktürkler zamanından kalan Kültigin Başı Heykeli, önemli eserler arasında yer almaktadır. 

Öte yandan Uygurlar zamanında heykelciliğin diğer Türk devletlerine göre daha fazla gelişim göstermesindeki en önemli etken inanç sistemidir. Uygurların Budizm dinine inanmaları, savaşçı özelliklerini kaybetmelerine ve bilim-sanata önem vermelerine neden olmuştur. 

Uygurlar zamanından günümüze kalan eserler ise Diz Çökmüş Adam ve Atbaşı Heykelleri olmuştur. 

Eski Türk devletlerinde yaygın olarak görülen mezartaşı geleneği, Akkoyunlular ve Karakoyunlular zamanında da devam etmiş ve bu devletler söz konusu geleneği yaşatmışlardır. Bugün, Tunceli ve Muş çevrelerinde görülen koç şeklindeki heykeller, buna iyi bir örnektir. 

Eski Türk Devletleri’nde Heykelcilik ile İlgili Kavramlar 

Bengütaş: Abide 

Bitigtaşı: Kitabe 

Bark: Ata Kabri 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi İslamiyet öncesi Türk Devletleri’nde heykelcilik ile ilgili bilgiler oldukça kısıtlıdır. Bu dönem hakkındaki bilgiler, daha çok Çin kaynaklarından ve günümüze kadar ulaşan eserlerden öğrenilmektedir. 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir