Karar Verememe Hastalığı

| Kanımca Bu Hastalık Yeni Çıktı |

Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca diye sözlerime başlamak istiyorum. Karar verecekseniz eğer bir konu hakkında, hemen karar verin. Zamana bırakmayın ve de sallamak sürüklemek ve ‘dur hele’ demek yerine ‘haydi’ deyin kendinize. Hani derler ya en kötü karar bile kararsızlıktan iyidir diye gerçekten de öyle boşu boşuna söylenmiş bir söz değil. Ne karar verecekseniz kafanızda tartın, düşünün, ölçün ve öyle karar verin. Ama öyle uzun uzun değil, sallaya sallaya değil. Net, dosdoğru bir karar ile tercihinizi yapın.

Örneğin işten çıktınız ve açsınız. Eve geldiğinizde birşeyler söylemelisiniz dışarıdan ya da kendiniz evde olanlardan birşeyler yapmalısınız. Önünüzde iki seçenek var. Kontrol edin hesaplarınızı. Eğer ay sonuna daha çok varsa ve para durumunuz sıkıntıda ise evdeki imkanlardan birşeyler yapmaya, yemeye çalışın. Ya da paranız olabilir, ay sonu gelmiş olabilir fakat canınız dışarıdan değil de evden birşeyler yemeyi istiyorsa da yine evden yemek yeyin. Fakat bu iki seçenek arasında kararsız kalmak, tam eline kebapçının numarasını tuşlayıp bir anda vazgeçip evde olan pilavı ya da makarnayı düşünmek, daha sonra bu fikrin mantıksız gelmesi ile başka şartlara bakmak gibi sonu gelmeyen ikilemler arasında kalmak hem beyninizi yoruyor hem de midenizi.

Öğrencisiniz örneğin açtınız önünüze ders kitaplarını ya da bir arkadaşınızdan aldığınız notları bir hafta sonraki sınavlara çalışıyorsunuz. Hangi derse çalışayım, şu ders daha önemliydi galiba, buna daha çok çalışmak gerek, hoca bu konuda çok durdu, şu dersin vizesi şu kadar etkiliyor gibi milyon tane fikir kafanızda uçursa geçmiş olsun. Zaten telefon cebinizde olur ya da az öteye şarja bırakmışsınızdır ve gider artık Twitter’da gündeme mi bakarsınız, Snapchat’te hikayeleri mi izlersiniz, Instagram’da fotoğrafları mı beğenirsiniz orası sizin yüce zevkinize kalmış. Aman ha sakın, orda da acaba neye girsemin muhakemesini yapıyorsanız bence gidin bir psikoloğa görünün. Çok büyük sorunlara gebedir bu sorunsalın bu şekilde seyretmesi.

Başıma gelen bir olaydan dolayı bu yazıyı yazma ihtiyacını hissettim. İçim sıkılmasa bu duruma tek bir satır bile yazmazdım. Ama siz siz olun sakın bu yazıdan sonra uygulamaya kalkmayın dediklerimi. Bekleyin, bir musibet gelsin başınıza ve öyle değerlendirin. Ancak öyle güzel oluyor ve ancak öyle anlıyor insan ne kadar leş bir durum olduğunu. Arafta kalmış gibi hissediyorsunuz cidden.