Kıymet Bilmek

Eskidenmiş o hiçbir şey bulamazsak soğan kırıp ekmekle yeriz muhabbetleri. Şimdilerde düşkünüz yemeye, gezmeye, ilgiye. Öyle alışmışız ki her istediğimizde ulaşabilmeye, olmayınca çıldırıyoruz, isyana kadar gidiyor bazılarımız. Kim bizi bu hale getirip, bunca nankörlüğü yaptıran? Bu şükürsüzlük niye?

Mala mülke, paraya bağımlı insanlar, sadece bu kritere bakarak evlenenler var, yuva kurmak demiyorum dikkat edin. Yuva değil bu. Bir gün parasız kaldığında destek çıkmayacaksan, yalandan kurduğun evliliğin adı yuva olamaz. Elimin altında diye gördükleri eşlerinin hesabını nasıl vereceğini düşündüklerim var diğer tarafta. Gözü dışarıda olup, kıymetini bilmeyen maymun iştahlılar hayatın sonuna kadar sadece yalnız kalmayı hak ediyor oysa.

Peki ilgiye düşkünlük? İşte hepimizin muhakkak burada bir takılmışlığı vardır. Sevdiği kadar sevilmeyi, doyasıya düşünülmeyi, bıktırmayacak kadar ama o ince çizgiyi tutturacak kadar üzerine düşülmeyi istemeyen yoktur değil mi? Gözü benden başkasını görmesin, benden başkasına aklı gitmesin, hayatının merkezine beni koysun, hayallerimi yaşatsın. Hepinizin onayladığını duyar gibiyim. Öyleyse aradığımızı bulabildik mi?

Sakin olun. Bu düşüncelerin, isteklerin, beklentilerin hepsini bir kenara bırakın yoksa mutluluğu tadamayacaksınız. Para biter, aşk biter, heyecan biter, güzellik gider. Siz önce kendinizi mutlu etmeyi, elinizde olanlara şükretmeyi deneyin.

Hayatta en sevilmeyen şey nankörlüktür.

Nankör olmayın, kıymet bilin.

Kıymet diyorum, ölmeden önce kıymetini bilebilmek dileğiyle.

Zeynep Acar

Öğretmen&kendince yazar