Kültürün Olmazsa Olmazı: Kahramanlar

Kültürün olmazsa olmazlarından biri de kahramanlardır. Kahramanlar olmadan bir kültürün devamı mümkün değildir. Bir toplum ve millet ise bunun bilincinde, her nesilde yeni bir kahraman yaratır kendine. Eric Hoffer’ın dediği gibi taklit olmadan hiç bir kahramanlık ve dindarlık olamazdı. Kahramaların topluma kazandırdığı en önemli ve en değerli olgu taklittir. Her neslin mensubu kendinden önceki kahramaları taklit ederek kendisine bir çizgi oluştururdu. Bu belki ölmek, belki bağımsızlık savaşı vermek, belki de düşünceleriyle bir milletin ihyasına çalışmaktı. Ama her ne olursa olsun kahramanları olmalıydı bir milletin ve bir millet her nesilde yeni bir kahraman yaratmalıydı mutlaka.

Kahramanlar evrensel değil de ulusal olursa değeri çok daha büyük ve konumu çok daha önemli olabilir. Kahramanlar bir idol olmuşlardır ve bireyler için arzu edilen bir konuma sahiptirler her zaman. Ve şöyle dönüp arkamıza baktığımızda her millet ve her toplumun tarihinde mutlaka kahramanları olmuştur. Örneğin;

Nene Hatun, Kürşad ya da Mustafa Kemal Atatürk nasıl bağımsızlık sembollerimizden biriyse nasıl ki her üçü de bizim kültürümüzün birer kahramanı ise diğer milletler için de bu böyledir. Muhammet Ali Cinnah nasıl ki Pakistan’ın, İskender Bey nasıl ki Arnavutluk’un ve Aliya İzzet Begoviç nasıl ki Bosna’nın kahramanı ise Stalin komünistlerin, Che bağımsızlık arzusuyla yanıp tutuşan insanların, Arabi Paşa da Osmanlı ve İngiliz hakimiyetinden kurtulmak isteyen Mısır halkının kahramanı idi. Ve Thedor Herzl İsrail devletini kurmak isteyenlerin; Ömer Muhtar, faşist İtalyanların Mussolini iktidarının zulmünden kurtulmak isteyen Libya halkının kahramanıydılar.

Kahramanlar ölmezdi hiçbir zaman, isimler değişir, kılıklar kıyafetler değişir; dünya değişir, düzen değişir ama düşünce değişmezdi: Kahramanlık düşüncesi. Kültürün ana bileşenlerinden biri olan kahramanlığı unutmamak gerekir. Örneğin 15 Temmuz’da şehit olan Ömer Halisdemir de, İzmir’de teröristlerce şehit edilen Fethi Sekin de bir kahramandır. Bu meseleyi daha derinden önemini kavrayabilmek için 1997 yapımı Başkanın Adamları adlı diziyi izlemenizi öneririm. Kahraman nedir ve kahraman niçin gereklidir sorusunu eksiksiz bir şekilde cevaplayacağından hiç kuşkum yok.