Kim Bu Ağlebiler?

Kuzey Afrika topraklarında, Abbasiler döneminde, Fatımiler’den önce yaşamış olan bir devlet olan Ağlebiler, Abbasi halifesi Harun Reşid’in emirlerinden biri olan İbrahim bin Ağleb, halife tarafından Kuzey Afrika’ya tayin edilmişti. Bölgede yerel halkın isyanları söz konusuydu ve İbrahim bin Ağleb bu isyanları bastırmakla görevlendirilmişti.

Bölgedeki isyanları kısa sürede bastıran Ağleb, halifenin de onayı ile bölgede özerk bir statüde devletini kurdu. İç işlerinde bağımsız olan Ağlebi Devleti dış meselelerde doğrudan halifeye bağlıydılar. Ağlebilerin başkenti önce Tunus daha sonra ise Rakkade şehri oldu.

Ağlebilerin ilginç birtakım özelliklerine değinmek lazım. Bu devlet bir asra yakın mücadele ve savaşların neticesinde Sicilya ve Malta Adalarını fethettiler. Günümüzde İtalya topraklarında bulunan Napoli şehrini kuşattılar. İmparator Neron’un yaptığını az kalsın bir kez daha yapacaklardı ki Roma’yı sadece yağmalamakla yetindiler.

 

Ağlebilerin En Geniş Sınırları

 

Ağlabiler daha sonra Ubeydullah’ın Mısır’dan kaçıp kendi ülkesine sığınması ve buradaki zararlı faaliyetlerde bulunmasının ne kadar büyük bir tehlike olduğunu çok geç anladılar ve Fatımi olarak adlandırılan Şiilerin İsmailiye mezhebine bağlı topluluk tarafından 909 yılında yıkıldılar.

Denizcilik faaliyetleri ile zenginleşen Ağlebiler en parlak dönemini Akdeniz’e hakim olduklarında yaşamıştır. Ganimetlerden elde edilen gelirler ile Ağlebileri oldukça zengin kılmasının yanı sıra yönetim kademesinde rehavet meydana gelmiş ve ülke içerde yürütülen propagandaları fark edememiş ve ülke yıkılmaya sürüklenmiştir.

Ağlebiler aynı zamanda gelişmiş bir posta teşkilatına sahipti. ‘Ateş telgrafı’ adı verilen bir savaş haberleşme sistemi ile civardaki yüksek tepelerin üstüne konumlanan, düşmanı fark eden birliklerin ateş yakması sonucu anlık iletişim sağlanıyor ve düşman oldukça hızlı haber alınabiliyordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir