Maslow’a Açık Mektup

Değerli ve pek kıymetli Maslow , dünya tarihi için tartışmasız en önemli tespitlerinden birini yaptın. Sana bir iyi bir de kötü haberim var. Dilersen ilk başta iyisinden başlayayım. Tebrikler Maslow, ölümünden 47 yıl sonra bile hala adın her yerde anılıyor. Üniversitede nice profesörler ve gencecik akademisyenler yıllaaaar önce altına imzanı attığın o üçgen hakkında kafa yoruyor, tezler yazıyor yani hala aramızdasın kısaca. Kötü haber Maslow, senin yine yıllar önce çizdiğin o üçgenin henüz temelini dolduramayan insanlar var dünyada. Gerçi sen varken de vardı. Yani senin suçun değil. Evet Maslow, dünya sen öldükten sonra çok büyük olaylar görmedi aslında. SSCB dağıldı, dağılmadan önce Afganistan’ı işgal etti, ABD Körfez Savaşlarını başlattı ve tabi milenyuma girdik. Yeni bir yüzyıla. İyi ki görmedin. Görseydin üçgenine bir o kadar yeni bir kategori eklerdin. Senin için fazla uğraş olacaktı.

Saygı değer Maslow, gerçekten de harika bir üçgendi o çizdiğin. Çok doğruydu insan önce karnını doyurmalıydı. Sindirim, boşaltım ve barınma ve saire. Daha sonra ise lükse doğru bir yaşam söz konusuydu. Benim en çok merak ettiğim kendini gerçekleştirmekti değerli Maslow. Neydi o? Kendini aşkınlamak demişti bir o hocamız ona. Daha çok bilim adamlarında olur diye de eklemişti hem. Şimdi yavaş yavaş anlıyorum Maslow, sen de bir bilim adamıydın ve yine o hocamıza göre ‘adım yarın da anılsın’ düşüncesine sahip olanlardandın. Tekrar tebrikler Maslow ölümünden 47 yıl sonra hala dün gibi herkesin ağzındasın ama bir çözü yolu bulsaydın şu üçgeninin tabanındaki insanlara iyi olurdu. Neyse Maslow, umarım şimdiki yerinden memnunsundur. Çünkü sana minnet borçluyuz. Her bilim adamına olduğu gibi.