Metroda Şaşkın Bezelye Olmamak İçin Taktikler

Ankara’da son yıllarda açılan metrolarla birçok otobüs hattı kaldırıldı. Bunun neticesinde de metrolar günün çoğu saatinde insanların sosyalleşme-kaynaşma merkezi haline geldi. Hatta serbest karta (65 YAŞ) sahip, emekli ve sosyalliğe aşırı meyilli bir kesim buradan dostluklar kurmaya başladı. İş o kadar ilerlemiş ki, birbirlerinin yokluğunu farkedip “Falan gün yoktun sen. Nerelerdeydin ?” muhabbetleri bile dönüyor. Üstelik bu sadece ihtiyar heyetine mahsus bir sosyalleşme değil. Örneğin ilk durak-son durak arası yaklaşık 35 dakikalık bir yolculukta (Kızılay-Koru) karşı sıradaki koltuklarda seyahat eden yolcuları ister istemez inceliyorsunuz. Yolculuk bittiğinde bir tanışıklık peyda oluyor. Gözlem yapmayı seven biriyseniz, o insanları gün içinde başka bir yerde görseniz simalarını tanır hale geliyorsunuz. Bazen de karşınızdaki bir insanla göz göze geldiğinizde size dost canlısı bir bakış veya bir tebessüm gönderebilir. (Sanırım bu sadece bayanlar arasındaki bir iletişim türü) Ben bu gibi durumlarda ne yapacağımı şaşırıp, gülmekle gülmemek arasında saçma bir yüz ifadesi takınanlardanım. Tabi bunun aksi de mümkün. Karşılıklı olarak, olumsuz enerjili ışın saçan bakışlar fırlatanlar da oluyor. Veya yaşlı bir hanım teyze, “Müyesser Hanım” a telefondan nasıl mesaj atacağını size sorabiliyor. Bilir kişi gibi bir izlenim bırakıyorsanız (Gözlüklü olmak bunun için aranan bir özellik olabilir.) insanlar size hangi durakta ineceği, hangi çıkıştan çıkacağı hakkında sorular yöneltebiliyor. İşte bu bahsettiğim durumlar, metronun insan sosyalleşmesine katkısını gözler önüne sermekte. Öte yandan kendi halinde, kimsenin tavuğuna kış demeden yolculuğunu sürdürenler de mevcut. Bu ise genellikle öğrencilerden oluşan bir kesim. Bunu başarmaları için ihtiyaçları olan; kulaklık veya kitap. Ya da çoğumuzun sıklıkla kullandığı, yer vermemek için de uygulanan uyuma numarası taktiği… Bence toplu taşıma araçlarında kitap okumak toplumda güzel bir örnek teşkil ediyor. Fakat ayakta kalmasına rağmen o sıkışıklıkta kitap okumak da biraz şov gibi görünüyor. Son olarak da metroda sadece kendi içinde sosyalleşen bir gruptan söz edeceğim. Bunlar aynı arkadaş çevresine ya da aynı aileye mensup olup, birlikte metroya binerler. Bazen de metroda karşılaşırlar. Bu grup genelde kendi arasında oldukça sesli konuşarak diğer insanları kendilerini dinlemek zorunda bırakırlar. Metrodaki sosyal meselelerin bir kısmını ele aldıktan sonra, dilerseniz yoğun saatlerde nasıl yer kapacağımızdan bahsedelim.

 

Başta da zikrettiğimiz gibi birçok otobüs hattının kaldırılmasıyla, metroya talep arttı. Özellikle bazı saatlerde konserve kutularının içini andıran bir durum hasıl oluyor. Eğer ara duraklarda biniyorsak hepimizin de deneyimlediği gibi ayakta kalmak kuvvetle muhtemel. Fakat ilk/son duraklardan biniyorsak bazı taktiklerle yer kapmak mümkün olabilir. Bindiğimiz duraktaki “oklarda” yani kapının açılacağı noktalarda beklemek ilk ve en önemlisi. Örneğin Kızılay gibi yıllardır hizmet veren metro istasyonlarında bu oklar artık silinmek üzere. Yine de bu anlarda içimizdeki Sherlock’u dışarı çıkararak okların izini sürebileceğimize inanıyorum. Ardından treni durağa vardığında, kapı açılmadan gözümüze bir koltuk kestiriyoruz. Tabi içeridekilerin çıkmasını da hesaba katmalı ve onlara öncelik vermeliyiz. Kendimizi bir şekilde içeri attığımızda, gözümüzü karartıp, o koltuğa doğru hücum ediyoruz. Bu sırada tekbirler havada uçuşabilir. Bir yandan da gözümüzün kenarına bir başka koltuk daha iliştirelim ki, yöneldiğimiz koltuğun kapılması durumunda B planımız olsun. Bu adımların, belli şartlarda işe yaradığı tecrübeyle sabittir. Fakat diğer yolcular sizden daha uyanık ve atik olduğunda ayakta kalmanız kaçınılmaz olabiliyor. Ya da metro istasyona vardıktan sonra bir süre geçmiştir. Ve ucu ucuna yetişmişsinizdir kapılar kapanmadan. Binerken, kulaklarınızda kapıların kapanacağını ilan eden o dâvudî ses yankılanır. “Hadi yine son anda yırttın” dercesine… Bu gibi durumlarda ise oluruna bırakmak en iyisidir. Birden konserveye son anda dahil edilen şaşkın bir bezelyeye dönüvermişsinizdir.

 

illegalHafiz

bir takım tanıklıklar

Metroda Şaşkın Bezelye Olmamak İçin Taktikler” için 3 yorum

    • Mart 10, 2017 tarihinde, saat 12:31 am
      Permalink

      Teşekkürler (:

      Yanıtla
    • Mart 11, 2017 tarihinde, saat 12:35 am
      Permalink

      Teşekkürler 🙂

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir