Mısır Meselesi Nedir? Nasıl Çözüldü? Sonuçları

Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik akımından etkilenen Rumlar, Avrupalı devletlerin kışkırtması ve Eski Bizans’ı yeniden canlandırma umuduyla 1820 yılında Osmanlı Devleti’ne karşı isyan başlatmışlardır. İsyan, Mora’da Fener Rum Patrikhanesi’nin Rumlar’ı isyana teşvik etmesi ile vücut bulmuş ve Osmanlı Devleti, isyanları tez vakitte bastırmak ve bir an önce sonlandırmak için valisi olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa’yı görevlendirmiştir. Kavalalı Mehmet Ali Paşa da Girit ve Mora valiliklerinin kendisine verilmesi şartıyla isyanları bastıracağını Osmanlı Devleti’ne bildirmiştir. 

1820 Rum İsyanı ve Kavalalı’nın İsyanı Bastırması 

İlk Rum isyanları Eflak ve Boğdan’da patlak vermesine rağmen isyan burada tutmamış daha sonra Rusların da kışkırtmaları sonucunda ikinci isyan Mora yarımadasında başlamıştır. 

II. Mahmut, valisi olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa’dan isyanı bastırmasını ister. Zira kendi donanmasına güvenmeyen II. Mahmut, isyanın doğrudan Osmanlı tarafından bastırılmasının Avrupalı devletler tarafından tepkiyle karşılanacağını bildiğinden Kavalalı’yı görevlendirmiştir. 

Kavalalı Mehmet Ali Paşa

Kavalalı, II. Mahmut’un bu isteği karşısında Osmanlı Devleti’nden Mora ve Girit valiliklerini talep etmiştir. Osmanlı Devleti de isyanları bastırması şartıyla bu teklifi kabul etmiştir. 

Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Mora’da isyanları sert bir biçimde bastırdı. Avrupalı devletlerin isyanın sert bastırılmasına tepkisi büyük oldu. İngiltere ve Rusya, Navarin’de demirli olan Osmanlı-Mısır donanmasını yaktı. (Navarin Faciası-1827) 

Yunanistan’ın 1829 Edirne Antlaşması ile bağımsız olmasının ardından Osmanlı Devleti, Mora’yı yani Kavalalı’nın valilik için Girit ile birlikte istediği yeri kaybedince Mehmet Ali Paşa, Osmanlı Devleti’nden verdiği sözü tutmasını istedi. 

II. Mahmut, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın kendisinden bağımsız hareket ettiğini ve isyanın başarılı olduğunu belirterek Paşa’nın bu isteklerini reddetmiştir. Bunun üzerine Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Mısır’dan başlayarak Filistin ve Suriye’yi geçmiş; Adana’dan girerek Kütahya’ya kadar ilerlemiş ve bu yerlerde karşısına çıkan Osmanlı ordularını mağlup etmiştir. 

Mehmet Ali Paşa’nın bu önlenemez ilerleyişi, padişah II. Mahmut’un da elini kolunu bağlıyordu. II. Mahmut, ilk önce İngilizlerden ve Fransızlardan yardım talep etse de bu devletlerden umduğunu bulamamış ve “denize düşen yılana sarılır” diyerek Ruslardan yardım talep etmiştir. 

1833 Kütahya Antlaşması

Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya Girit, Mısır ve Şam valiliklerinin yanı sıra oğlu İbrahim Paşa’ya da Cide ve Adana valilikleri verilmiştir. Fakat bu antlaşma da Mısır meselesini çözmemiştir. 

II. Mahmut, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın kendisine yeniden isyan etmesinden oldukça çekiniyor ve devletin Kütahya Antlaşmasında olduğu gibi aciz bir durumda kalacağından endişe duyuyordu. II. Mahmut, bu nedenden dolayı Ruslarla yeniden bir antlaşma yapma gereği duymuş ve 1833 Hünkar İskelesi Antlaşmasını imzalamıştır. Antlaşmanın şu maddesi, II. Mahmut’un ne kadar bu konudan çekindiğini gösteriyor:

“Osmanlı Devleti’ne bir saldırıda bulunulursa Rusya’nın masrafları karşılanmak suretiyle Rusya Osmanlı Devleti’ne yardım edecektir.”

1838 Balta Limanı Antlaşması 

II. Mahmut’un Mısır meselesinde İngiltere’nin net desteğini almak için Balta Limanı Antlaşmasını imzalamış ve bu antlaşma ile birlikte Osmanlı Devleti “yarı-sömürge” bir devlet haline gelmiştir. 

1840 Londra Konferansı ve Nizip Savaşı 

Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Osmanlı Devleti’ne vermekle yükümlü olduğu vergileri vermemesi ve devlete asi gelmesi ile taraflar arasında bir kez daha savaş yaşanmış ve Nizip’te yapılan savaşı Kavalalı Mehmet Ali Paşa kazanmıştır. 

İngiltere, Rusya’nın tıpkı Kütahya Antlaşması’nda olduğu gibi İstanbul’a gelmesini engellemek için devreye girdi ve 1840 yılında taraflar arasında bir konferans düzenledi. Konferans’ın kararları şu şekildeydi:

1. Mısır, hukuki açıdan Osmanlı Devleti’ne bağlı kalacak fakat Mısır, valiliği babadan oğula geçmek şartıyla Mehmet Ali Paşa’ya bırakılacak. 

2. Suriye, Adana ve Girit, Osmanlı yönetimine bırakılacak. 

Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Londra Konferansı’nda verilen özellikle ikinci kararı beğenmedi ve tekrar Osmanlı Devleti’ne karşı savaş ilan etti. Bunun üzerine İngiltere, Avusturya ve Osmanlı Devleti, Beyrut’a asker çıkardı. Burada yapılan savaşı kaybeden Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Londra Konferansı’nın kararlarını kabul etmek zorunda kaldı. Böylece Mısır meselesi ilk kez uluslararası bir platformda çözüme kavuşmuş oldu. 

Mısır Meselesinin Sonuçları 

Mısır meselesi sadece Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile Osmanlı Devleti arasında bir sorun olmayıp başlı başına uluslararası bir sorun haline gelmesi ve getirilerinin epey fazla olması nedeniyle Osmanlı Devleti’nin yıkılmasında büyük bir önemi vardır. Örnek vermek gerekirse:

1. Hünkar İskelesi Antlaşması 10 yıl geçerli olmuş fakat bundan İngiltere ve Fransa başta olmak üzere diğer Avrupa ülkeleri rahatsız olmuştur. 

2. Balta Limanı Antlaşması ile Osmanlı Devleti “yarı-sömürge” bir devlet haline gelmiştir. Tekel idaresi kalkmış, Osmanlı pazarında yerli tüccar iş yapamaz hale gelmiştir. 

3. Hünkar İskelesi Antlaşması ile elde ettiği hakları devam ettirmek isteyen Ruslar, Kırım Savaşı’nı başlatmış ve Sinop’ta Osmanlı donanmasını yakmıştır. 

4. Devletin bu arada sadece savunmaya harcadığı para da ekonomisinin çöküşüne neden olmuş ve 1881 yılında Duyun-u Umumiye idaresinin kurulmasıyla Osmanlı Devleti iflas bayrağını çekmiştir. 

…..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: