Modern Çağın Popüler Hastalığı: Stres

Stres, internetin hızla yayıldığı, dünyanın küçük bir kasabaya dönüştüğü dünyada modern insanın sıklıkla yaşadığı psikolojik çöküntü sürecidir. Gelecek kaygısı, geçmiş sıkıntısı, bugünün geçim derdi vesaire tüm sıkıntılar önceki zamanlardan daha çok bugünün en önemli sorunu olmuştur. Stres denen olgu geçmişte de elbette vardı fakat stresin bu denli insanların yaşamında etkili faktörlerden biri haline gelmesi modern toplumun bir hastalığıdır.

Strese etki eden faktörler yaşam koşulları etrafında şekillenmekte. Yoğun tempoda çalışma, üniversiteden mezun olunca iş bulamama ihtimali, gelecek endişesi stresin günümüzde en bariz örneklerindendir. Strese sebep olacak binlerce öğe bulunmasına rağmen ben daha çok strese sebep olacak faktörlere örnek olarak günümüzün yaşam koşullarını ele almayı tercih ediyorum.

Kanser vakalarına sıklıkla rastladığımız bu günlerde en fazla tetikleyici unsur stresin ve kaygının artmasıdır. Özellikle tarım devriminden sonra insanların hayatlarını devam ettirebilmeleri için çalışmaları gerekmektedir. İki büyük devrimden ikincisi Sanayi devrimi ile insanoğlu artık çalışmaya tamamıyla mecbur bırakıldı. Mecburiyet duygusu insanlara ölene dek çalışma, sonsuza kadar mesai saatleri içerisinde ömür tüketme duygusunu aşılamış oldu.

Gerçekten çalışmak denilen olgu, mecburiyet prangasına mahkum edilmeseydi, insanlar strese ve kaygıya kapılmazlardı. Mecburiyet gerçekten de insanları hem maddi, hem manevi hastalıklara sevk eden bir olgu.

Stres, manevi bir hastalık fakat insanların stresi yoğun olarak yaşamaları ve hayatlarında çok sık örneklerine rastlaması gerçek, biyolojik hastalıkların vuku bulmasına zemin hazırlar. Bunun için stres zihinsel ya da manevi bir hastalık olmaktan ziyade maddi ve biyolojik bir hastalıktır. Kaygılanma ve korku ile birleşen korku çağın popüler hastalıklarının tezahürüne yol açmaktadır.

Stres ve kaygıyı azaltmanın ya da tamamen bitirmenin yegane temeli mecburiyet duygusundan sıyrılmaktır. Mecburiyet insanların özgürlüklerini ve kararlarını etkileyen bir olgudan daha fazlası olarak yaşama amacına ve biçimine doğrudan etki eden bir duygudur. Tatlı mecburiyetler dışındaki her mecburiyetten sıyrılmadığı sürece insanın gerçek sağlığa kavuşamayacağı kanaatindeyim.