Astigmatı Olan Sinek

Astigmatı olsa bir sineğin mesela , ışıktan vazgeçer miydi ?

 

 

Kaçan uykumun peşini bırakıp, zihnimin nehir kıyılarına indiğim sıcak bir yaz gecesiydi. Böyle olur ya yaz geceleri. İlerleyen saatlerde ise zihin daha da bulanık bir hal alır. Sonra hiç umulmadık bir anda, bir şimşek çakar ve birden aydınlatıverir nehirde boğulan sisli düşünceleri. Bu şimşekler bazen sadece düşülmüş bir not olarak bekler köşesinde. Bazen de bir fikir tomurcuğu haline gelir, zamanı gelince açmayı bekleyen.

O gece camın açık olmasını fırsat bilen bir sinek odama dalıvermişti. İri ve hantal bir karasinekti bu. Hani şu sesiyle uykuları bölen cinsten. Doğrusu onu hemen kovalamaya davranmayacaktım. Sineğin lambanın etrafında bir tavaf iştiyakıyla dönmesi, gözlüğümün gözümde olmadığını farketmeme sebep oldu. Gözümde astigmat olduğu için ışığa çıplak gözle bakmak gözümü fazlasıyla rahatsız etmişti. Sinek ise ışıktan bir an ayrılmak istemiyor gibiydi. Sonra bir şimşek çaktı zihnimde; “Astigmatı olsa bir sineğin mesela, ışıktan vazgeçer miydi?”
Zihnimde aniden beliren bu tahayyülü, biz insanlara indirgemeye çalıştım önce. Hepimiz çok sevdiğimiz veya arzuladığımız şeyler için bizi rahatsız eden durumlara katlanabiliyorduk. Hatta birçok insan sağlığına zarar veren etkenlere bile katlanabiliyordu bu uğurda. Tıpkı ailesinin karnını doyurabilmek için maden ocaklarında çalışan babalar gibi… Bazen de insanlar bir heves uğruna kendine zarar veren şeyleri gözardı edebiliyorlardı. Tıpkı içki-kumar gibi kötü alışkanlıklarla, hem kendi sağlığını hem de ailesini tehlikeye atan babalar gibi… Bu iki örnekte de babalar tarafından katlanılan bir zarar söz konusu. Fakat “amacın asilliği” bu katlanma eylemini derin bir fedakarlığa dönüştürebiliyordu. Boş bir heves uğruna katlanılanlar ise genelde sonunda ağızların tadını kaçıran bir pişmanlık bırakıyordu geride. Kişinin maddi-manevi rahatsızlık veren şeylere katlanmasının amaçları ve nedenleri bir nevi turnusol kağıdı işlevi görüyordu.

Sineklerin ışığa olan rağbetinin nedeni henüz kesin olarak bilinemese de ortaya atılan bazı kuramlar söz konusu. Bir kurama göre; görünür ışık dalgası yayan lambalar, sineklerin morötesi ışıkları algılayabilme yeteneğini olumsuz etkiliyor. Böylece karanlıkta yön bulma duyguları da etkilenmiş oluyor. Diğer bir kurama göre ise; sinekler güneş ve ay ışığı gibi doğal ışık kaynaklarıyla yönünü buluyor. Yapay ışık kaynaklarıyla sineğin arasındaki uzaklık ve ışığın gelme açısı değişken olduğu (tahmin edersiniz ki güneş ışığında bu böyle değildir.) için sineğin yön bulma yeteneğini kaybetmesine ve yolunu şaşırmasına neden oluyor. Yani sinek lambayı bir güneş gibi merkezine alarak ona eşit uzaklıkta olacak şekilde etrafını turluyor. Bu sırada ortaya çıkan dengesiz hareketlerine hepimiz vâkıfız sanırım.

Kanaatimce, bir sinek astigmatı olsaydı bile ışıktan vazgeçmeyecekti. Yönlerini şaşırtmasına rağmen yapay ışık kaynaklarına olan yoğun hevesleri, bu çıkarımı yapmamı mümkün kılıyor. Astigmatlı bir sineği, zararlarına rağmen o davranışta ısrar eden kişinin özelliğine benzetmek münasip görünmüyor. Fakat bu benzetmeyi, elinde başka hiçbir seçeneği olmayan bu yüzden kendine rahatsızlık veren şeylere katlanma mecburiyetinde bulunan bir insan için yapabiliriz. Bu, bir bakıma irade özgürlüğünü yitirmiş bir insandır. Çünkü insana verilen bazı özellikler var ki, onu sinekten ve diğer canlılardan ayırıyor. Evet, irade ve akıl gibi… İnsan, seçimlerinin olumlu veya olumsuz sonuçlarını düşünebilecek ve ona göre tercihler yapabilecek kudrette. Madem öyle neden insanlar olumsuz sonuçlarını bilerek, yine o yönde tercih yaparlar? Bu da heva ve heveslerinin, olumsuz sonuçları göremeyecek kadar, onları kör etmesiyle alakalı. Salih bir amaca sahip kişi ise bu amaca giden yollarda da dosdoğru olmayı kendine ilke edinir. Böylece kendine zarar verebilecek durumları idrâki çok daha kolay olur. Yani güzel ve faydalı bir amaç, bu çetrefilli yoldaki dikenleri daha net görebilmek için bir gözlük mesabesinde diyebiliriz. Bu noktada sinekleri insanlara indirgeyemeceğimi anlıyor ve sinekleri ışık sevdalarıyla başbaşa bırakıyorum.

illegalHafiz

bir takım tanıklıklar