Ortaköy Saldırısı’nda Suçlu Aramalı Mıyız ?

Dün gece tekrar bir terör saldırısıyla ülkemiz kan gölüne döndü. Sivil, masum insanların üzerine taramalı tüfeklerle ateş açıldı. En az 35 kişinin de bu saldırıda hayatını kaybettiği söyleniyor. Ülkemiz adına yeni yılın ilk saatlerinde gerçekleştirilen bu saldırı ile ne mesaj verilmek istendi ?

Evet, sonuçta burada insanların ölümü söz konusu hala kalkıp, kendince akıl yürütme diyenlerin tepkisini duyar gibiyim. Doğru konuşuyorsunuz fakat haklı değilsiniz.

İlk önce bu saldırı kimin işine yaradı ? Türkiye’yi terör ülkesine çevirmek isteyen hainlerin ve şer odaklı her türlü örgüt, organizasyon ve şebekenin elbetteki işine geldiği muhakkaktır. Türkiye’nin bugün hangi devlet ile arası iyi ve ilişkileri kuvvetliyse, yapılan terör saldırırları, işlenilen suikast ve cinayetler, bombalı saldırılar her zaman devletin faaliyetlerini, aleyhinde olduğunu düşünen devletlerdir. Şu an Türkiye ile İran-Rusya arası ilişkiler son zamanlardakinden çok çok iyi. Uçak krizinden sonra uzun bir müddet iki devlet arasında soğuk rüzgarlar esmişti. Fakat Rus Büyükelçisinin öldürülmesi Rusya tarafından çok sert karşılık bulacağı düşünülürken Putin açıklamasında Türkiye-Rusya dostluğunu bozmaya çalışıyorlar türünden bir açıklama yapmıştı.

Daha sonra İstanbul Beşiktaş’ta maç çıkışı doğrudan Çevik Kuvveti hedef alan saldırılarda 40’ın üzerinde polis şehit olmuştu.

Akabinde Kayseri’de çarşı iznine çıkan asker otobüsüne bombalı saldırıda bulunulmuş ve saldırıda 10’un üzerinde asker şehit olmuştu.

Olaylar gösteriyor ki bir kesim bu yakınlaşmadan rahatsız. Kimliğini deşifre etmemek için elini ateşe kendisinin değil bir maşasının atması lazım: IŞİD, FETÖ, El-Nusra… Artık adı, sanı, ismi cismi her neyse.

 

Habertürk Kanalında saldrı haberi böyle verilmişti.

 

Devletin çıkarları gereği herhangi bir devletle anlaşması, işbirliği yapması tamamen etiktir. Örneğin 1979 İran Devrimi sonrası patlak veren İran-Irak Savaşı’nda Amerika’nın sırf menfaatleri doğrultusunda İran’a İsrail üzerinden silah satışı yapması ve bunu da İran’ın kabul etmesi (ki İran Anti-Emperyalist ve Anti-Amerikan bir devlet ve millet anlayışına sahipti) akıl alır gibi değildi.

Fakat dediğim gibi ülke ilişkilerinde menfaat söz konusudur ve kısa ya da uzun vadede planlanmış hedefleri gerçekleştirmek maksadıyla ülkeler menfaatleri gereği her türlü kirli işlere müdahil olabilirler.

Ülkedeki patlayan bombalara, terör saldırılarına ve suikastlere de bu gözle bakmak gerek. Genel olarak düşünmeye gerek yok çünkü yıllık, aylık hatta günlük olarak dahi ülke ilişkileri ters düz olabiliyor.

Saldırıda kim suçlanır ?

Noel Baba kılığıyla İstanbul’un en ünlü gece kulüplerinden biri olan Reina‘ya yapılan bu hain saldırıda ilk suçlanacak kitleler şunlar;

1-) Uç müslümanlar, aşırı tutucu veya bağnaz olarak değerlendirilen kesim.

2-) Radikal İslamcılar. IŞİD veya El Nusra militanları.

3-) PKK ve diğer alt oluşumları

4-) FETÖ

 

Evet, suçlanan kişi ve kurumlara baktığımızda PKK’nın böyle bir eylemi yapma kapasitesi yok. Tutucu bir müslüman olup herhangi bir örgüte mensup olmayan kişilerin bu eylemi yapması için kişisel nedenler olmalı. Bu olay tamamiyle bir proje adımı. Planlanmış, nasıl yapılacak, kim yapacak bunlar belirlenmiştir. Geriye iki ihtimal kalıyor ki bunların görevi yukarıda bahsettiğim gibi maşa yani ipleri yukarıdaki bir zatta. İp sahipleri gözükmüyor, elleri ateşe değmiyor.
Saplantılı düşünceler etrafında toplanmış insanlara bir de ‘din, cihat’ gibi kavramlar da empoze edilince ortaya her biri birer ölüm makinası olan mensupları bünyesinde barındıran örgütler ortaya çıktı: IŞİD, El-Nusra, El-Kaide…
Ne Kuran-ı Kerim‘de ne sünnette ne de alimlerin kaynaklarında din için, cihat için masum insanların kanını dökün diye bir hüküm yoktur. Eğer var diye düşünüp türlü sahte delillerle kendini haklı çıkarmaya çalışan insanlar görürseniz bilin ki o kişi bu saldırıyı yapan kişilerle aynı zihin yapısına sahiptir.
Bu saldırıda suçlanacak en rasyonel kitle müslümanlardır fakat günümüzde müslüman ve islam kelimesi üzerinde o kadar çok algı, kelime oyunları, retorikler, metaforlar var ki farklı dinden olan birisinin İslama bakışı tamamen terörizm dini olduğu yönündedir.

Fakat ısrarla söylüyorum: Bu saldırıyı gerçek bir müslüman yapmaz, yapamaz. Bu saldırıyı gerçekleştiren henüz açıklanmadı fakat bu saldırıyı yapan kişi bildiğimiz İslamcı örgütlerden birine mensup çıkarsa eğer o kişilerin gerçek müslüman biziz demelerine inanmayın masum insanların katlini hiçbir din istemediği gibi İslam da istemez.

 

Bu hain saldırıda ölen masum vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet; sevenlerine ve yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Ülke olarak zor süreçlerden geçiyoruz. Bize düşen: Alışmamak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir