Osmanlı Devleti’nde Resim

Osmanlı Devleti’nde resim sanatı nasıldı? Osmanlı Devleti’nde resim sanatına ilgi ne düzeydi? Hangi devlet adamlarının devlet içerisinde resim sanatına katkısı olmuştur? Daha önceki yazılarımızda Osmanlı Devleti’nde spor ve mimariden söz etmiştik. Bu yazımızda ise kısaca Osmanlı Devleti’nde resimden söz edeceğiz.

Osmanlı Devleti’nde Resim 

  • Fatih’in Portresi

Osmanlı Devleti’nde resim alanındaki en büyük gelişme Fatih Sultan Mehmet’in İtalyan Ressam Gentile Bellini’ye yaptırmış olduğu portreydi. Bu portre, Osmanlı Devleti’nde resim alanında büyük bir adımdı çünkü bu döneme kadar resim, İslama ters düştüğü için insan sureti çizmek ve bunların teşhiri yasaklanmıştı. Osmanlı Devleti’nde minyatürün gelişmesinin nedeni de budur. Zira minyatür, 2 boyutlu bir resim türüydü; ancak Gentile Bellini’nin çizmiş olduğu portre üç boyutlu ve modern bir eserdi.

Bellini’nin İstanbul’a gelmesinde, daha doğrusu Fatih Sultan Mehmet’in Bellini’den Venedik’in manzarasını çizmesini istemesinde Franz Babinger gibi oryantalist tarihçilerin yorumu Fatih’in asıl amacının güzel sanatları desteklemek olmadığı, sultanın İtalya’nın fethi için yaptığı planlara zemin hazırlamak peşinde olduğu yönündedir.

26 Ocak 1469 tarihinde Venediklilerle yapılan barış antlaşmasında ”Venedik’in en ünlü ressamının İstanbul’a gelmesi şartı” da aranıyordu. Bunun üzerine Venedik Meclisi salonundaki resimlerin tamiriyle uğraşan 53 yaşındaki ressam Gentile Bellini, Venedik tarafından 1479 Eylülünde İstanbul’a gönderildi. Venedik balyosu Giovanni Dario tarafından karşılanan Bellini, Fatih’in huzuruna çıkartılmış ve Fatih, ressamın kabiliyetini anlamak için kendisinden bir Venedik manzarası çizmesini ister. Günümüze kadar ulaşmayan bu resim, o dönemde İstanbul’da bulunan Jean-Marie-Angiolello‘nun ifadesine bakılırsa, padişahın pek hoşuna gider.

Bellini, 16 ay İstanbul’da kalır ve bu sürede pek çok esere imza atar. Bunlardan en önemlisi, Fatih Sultan Mehmet’in portresidir. 25 Kasım 1480 günü Bellini, o meşhur tablosunu tamamladı ve Fatih Sultan Mehmet bu tabloyu oldukça beğendi. Bellini’ye değerli bir gerdanlık hediye ederek ülkesine, Venedik’e gönderdi. Portrenin resmedilmesinin üzerinden 1 sene geçmeden Fatih Sultan Mehmet hayatını kaybetti. O portreye yakından bakalım:

Portrenin sağında ve solunda ter alan üç taç, Fatih’in ortadan kaldırdığı üç büyük devleti, Bizans, Trabzon Rum İmparatorluğu, Karamanoğulları Beyliği’ni temsil eder. Resmin alt köşesinde Latin harfleriyle 25 Kasım 1480 tarihi düşülmüştür.

Bu resim, Osmanlı Devleti’nde resim alanında önemli bir aşamaydı. Zira Fatih Sultan Mehmet’ten sonra gelen II. Beyazıt zamanında Bellini döneminde yapılan ve Topkapı Sarayı’nın duvarlarına asılan resimler yakılıp yırtılmıştır. Fatih, bu perspektiften bakıldığında ”devrimci” bir kişiliğe sahipti.

  • Fatih Sultan Mehmet zamanında Sinan Bey resim eğitimi için İtalya’ya gönderildi. 

Fatih Sultan Mehmet’in resim alanında çığır açan bir kişilik olduğundan söz etmiştik. Bunu kanıtlayan önemli gelişmeler arasında Sinan Bey’in resim eğitimi için İtalya’ya gönderilmesi yer alıyor. O zamanlar, bilim ve sanatta İtalya’nın mutlak hakim bir alan olması, Sinan Bey’in buraya gönderilmesinde etkili olmuştur. Ayrıca Nakkaş Sinan Bey’in ”Gül Koklayan Fatih” portresi bulunmaktadır.

  • Osmanlı Devleti’nde ilk resim eğitimi askeri ve teknik okullarda XIX. Yüzyılda verilmeye başlanmıştır. 

Özellikle II. Beyazıt döneminde başlayan resim karşıtlığı tutum, Osmanlı Devleti’nin yükselme, duraklama ve dağılma döneminde de etkisini göstermiştir. Resim alanında ıslahat yapmayı gerekli gören ilk kişi Sultan Abdülaziz olmuştur.

  • Sultan Abdülaziz döneminde Şeker Ahmet Paşa tarafından ilk resim sergisi açılmıştır. 

Sultan Abdülaziz (1861-1876) dönemine kadar resim alanında önemli bir gelişme olmamış, bu dönemde Şeker Ahmet Paşa tarafından ilk resim sergisi açılmıştır. Şeker Ahmet Paşa’nın Ağaçlar Arasında Karaca isimli tablosu önem taşımaktadır.

  • Osman Hamdi Bey ve eserleri

Osmanlı Devleti’nin son zamanlarına damga vuran önemli isimleri arasında yer alan Osman Hamdi Bey, II. Abdülhamit zamanının önemli simalarından biriydi. (Ayrıntı bilgi için bkz: İstibdat Dönemi) Bu dönemde pek çok müze açılmış ve sanat alanında daha önceki dönemlere göre çok daha modern yenilikler yapılmıştır. Bu dönemde Osman Hamdi Bey, Müzey-i Hümayun‘un başına getirilmiş ve Osman Hamdi Bey tarafından Sanay-i Nefise Mektebi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi (Asar-ı Atika) açılmıştır. Osman Hamdi Bey’in şu eserleri önemlidir:

– Kaplumbağa Terbiyecisi

– Silah Tacirleri

– Gezintide Kadınlar

– Genç Kız Portresi

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir