Osmanlı’da Kafes Usülü Nedir? Neden Kafes Sistemine Geçilmiştir?

Osmanlı Devleti’nde Ekber ve Erşet Sisteminin getirilmesinin ardından şehzadelerin devlet yönetimi ve idari anlamda yeteneklerini geliştirmeleri bakımından tamamen sarayın içinde yetiştiği sistemin adıdır. Osmanlı Devleti’nde özellikle Duraklama Dönemi ile başlayan Kafes Usülüne göre, şehzadeler tamamen saray içinde eğitim görüyor ve devlet yönetimi konusunda gerekli olan bilgileri burada, sarayın içinde alıyorlardı.

Eskiden beri devam eden Osmanlı şehzadelerinin saray İçerisindeki eğitimi Kafes Usülünde de devam etmiş, yalnızca şehzadeler deneyim kazanma bakımından önemli bir aşama olan sancaklara gönderilmemiştir.

Osmanlı Devleti’nde Kafes Usulünün getirilmesi ve şehzadelerin sancaklara gönderilmemesindeki asıl amaç, şehzadelerin sancaklarda, takdirini kazandıkları önemli güçleri arkalarına almalarının engellenmesi yatmaktadır. Zira geçmişte Osmanlı şehzadeleri, sancaklara gönderildikleri yerlerde önemli milis güçler ve diğer önemli güçlerin desteğini alarak tahtta hak iddia etmişlerdir. Örneğin Yavuz Sultan Selim, yeniçerilerin desteğini arkasına alarak İstanbul’a yürümüş ve böylece Osmanlı Devleti’nin padişahı olmuştur.

Kafes Usülünün söz konusu bu yapılanmayı engellemek adına ortaya atıldığı öne sürülse de sistemin Osmanlı Devleti için oldukça kötü sonuçlar doğurduğunu söyleyebiliriz. Zira Osmanlı Devleti’nde kafes usülüne geçildikten sonra nitelikli padişah sayısında ciddi azalmalar olmuştur.

Kafes Sisteminin Zararları Nelerdir?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi sistem, Osmanlı Devleti için son derece zararlı olmuştur. Bunun sebeplerini başlıklar altında şöyle sıralayabiliriz.

1-) Şehzadeler sancaklara gönderilmedikleri için devlet yönetimi ve idaresi konusunda eksik kaldılar. Bu konudaki eksiklik Osmanlı Devleti’nin uzun yıllar başını ağrıttı. Döneme ayıracak olursak 1299-1600 yılları arasında pek çok başarılı padişahın ismimi sayabiliriz fakat 1600 yılından yıkılışa kadar geçen süre içerisinde kayda değer birkaç padişahın dışında (IV. Murat, II. Mahmut, III. Selim, II. Abdülhamit) önemli bir padişah yoktur.

2-) Osmanlı Saray kadınları, şehzadeler üzerinde büyük etkiler meydana getirdi. Saray kadınlarının yönetimde etkin rol üstlenmesi, yönetimde otoritenin ve güvenin sarsılmasına yol açmış, padişahlar kendilerine olan güvenlerini kaybetmişlerdir.

3-) Şehzadelerin ömürleri boyunca saray içinde yetişmeleri, bir süre sonra akli dengelerinin bozulmasına neden olmuş, özellikle duraklama dönemi ve sonrasında Osmanlı Devleti’nde “deli” şehzadeler çoğalmıştır.

Aynı zamanda şehzadelerin saray içinde yetişmesi ve tamamen sarayda eğitim görmeleri sonucu, Osmanlı Devleti’nin dedikodu konusu olan pek çok sorun yaşanmıştır.

Ayrıca III. Osman, 51 yıllık kafes hayatı ile “en uzun süre kafeste kalan padişah” ünvanına sahiptir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir