Retro Ne Demek?

Retro, bilinçli olarak çok geçmişte yaşanmış olmayan, daha çok yeni geçmişten izler taşıyan akımların şimdiki zamanda yaşatılması anlamlarına gelir. Retro, kapsamına özellikle 1980 ve 1990 yıllarına ait izleri taşımasıyla bilinir. 1980’li ve 1990’lı yılların moda akımları, giyim kuşam ve trendleri şimdiki zamanda yaşatılarak nostaljik bir esinti yaratmak amaçlanmaktadır. Kısaca retro ile özdeşleşen birkaç manzara:

 

  • Örneğin nostaljik bir radyo,
  • Eski televizyon dizileri,
  • Bir şeyle özdeşleşen eski bir marka,
  • Hatırlandığında eskiyi hatırlatan bir dönemin efsanevi müzik grupları,
  • Hep bir arada yenilen akşam yemekleri,
  • Döşemeleri soluk renklerden oluşan mobilyalar,
  • Kıvırcık saçlı kadınlar,
  • Omuz üstünde taşınan devasa radyolar,
  • Bol paçalı, gömleklerin içine sokulduğu pantolonlar,
  • Desenli, hareli, kareli uzun, diz altına inen yine soluk renkli elbiseler,

Son zamanlarda özellikle kafe, bistro ve eğlence mekanlarının popüler ismi haline gelen ”retro” terimi, sıklıkla ”vintage” terimi ile karıştırılır. Kısaca Vintage ile Retro arasındaki farklar;

  • Retro bilinçli olarak yakın geçmişi taklit etmektir. Vintage ise çok daha eski trenleri ele alır. 
  • Vintage ”geçmişin modası” iken retro belirli bir dönemi kapsar.
  • Vintage eski; retro eski görünümlü yenidir. 
  • Vintage öz; retro taklit/uyarlamadır. 

Retro terimi son zamanlarda daha çok giyim sektöründe karşımıza çıkmaktadır. Özel marka ve kuruluşların geçmiş unsurunu kullanarak bir pazarlama stratejisi gibi kullanmaları retroyu giyim sektörünün yavaş yavaş bir parçası haline getirmiştir. Retro kavramını giyim sektöründe kullanan birkaç marka ve kampanyadan bahsedelim. Galatasaray Spor Kulübü’nün çıkardığı formalarda bu esintiyi görebiliriz.

Bu kampanyada asıl amacın bir gönderme olduğu ortada. İki yıldızlı takımlara (Beşiktaş’a) ve üç yıldızlı takımlara (Fenerbahçe’ye) bir gönderme var. Fakat retronun ne demek olduğu bu forma pazarlamasından rahatça anlaşılabilir. Üç yıldızlı forma retro kategorisinden bulunmayabilir ama iki yıldızlı forma tamamıyla klasik bir retro örneği. Aşağıdaki şu formadan da rahatça anlaşılabiliyor.

 

Öte yandan Galatasaray gibi Koton markası da ”retro” üzerinden bir pazarlama stratejisi üretmeye başladı. 2016/2017 sezonunda Fahriye Evcen ile marka yüzü anlaşması yapan Koton, görsel çekimlerinde ”retro” unsuruna bolca yer verdi. Koton’un resmi Web sitesinde yer alan Retro koleksiyonu aşağıdaki gibi.

Retro tarzı, sadece dönemin trend elbise akımlarına yönelik olmamasının yanı sıra müzikte de oldukça etkili bir akım. 1990’lı yılların popüler müzik gruplarının albümleri, single’ları da yine ”retro” kapsamında bilinçli olarak tekrarlanıyor. Yine Koton’un bu konuda Nirvana, Kiss gibi 90’ların popüler müzik gruplarının yer aldığı tişört koleksiyonlarını müşterilerinin beğenisine sunması da ”retro” olarak değerlendirilebilir.

Retro, kimi zaman ”yaşanmamış geçmişe” duyulan özlemi ifade etmek için kullanılan/tekrar edilen bir argümandır. Y kuşağının çocukluk dönemini geçirdiği bu dönem, Z kuşağı tarafından yaşanılmadığı için bilinçli olarak tekrar ediliyor ya da Y kuşağında olup geçmişle yaşamak isteyenler tarafından yine bilinçli olarak içinde yaşanılan ”an”a uyarlanmaya çalışılıyor.

Yine son zamanlarda retro akımı kendisine dekorasyon alanında da oldukça yakından hissettiriyor. İç dizaynlar, estetikliğinden farklı olarak görünümü 90’lı yılları anlatan mobilyalar tercih edilmeye başlanıyor. Aynı zamanda sanatçılar da bu akımdan oldukça etkilenmiş gibi gözüküyor. Örneğin;

  • Kenan Doğulu – Sımsıkı (Retro Mix)
  • Gülşen – İlgilenmiyorum (Retro)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir