Sevgi ve Saygı Ayırımı

Sevgi ve saygı birbirinden ayrı, hatta birbirinden çok farklı iki duygu ve düşüncedir. Bana göre sevgi daha çok duygusal saygı ise düşünseldir. Birini sevdiğinizde veya bir kişiye karşı içinizde güzel, heyecan verici kıpırdanmalar oluyorsa hiç tartışmaya gerek yok, bu duyguların harekete geçmesiyle oluyor. Saygı ise çok farklı. Örneğin bir kişiye ya da firmayı veya kuruluşu sevmeyebilirsiniz fakat o kişi, kurum ya da firmanın başarılarına, çalışmalarına veya geçmişteki yaptıklarına saygı duyarsınız. Bu ise düşünseldir, burada duyguya yer yoktur.

Sevgi gereklilik halidir. Sevgisiz bir insan veya toplumun inşası düşünülemez. Sevgisizlik demek bir nevi duygusuzluk demek; eşine, dostuna, sokaktaki sokak köpeklerine, masum yeni doğmuş çocuklara…
Saygısız bir toplumun hayali ise daha korkunç. Saygı bir toplumun kazanması ve öncelik vermesi gereken bir düşünsel bütünlüktür. Saygı her mekanizmanın çalışmasına doğrudan etki edebilecek seviyede güçlü bir konumdadır. Yapılan işe, gösterilen emeğe, çekilen çileye siyasi ya da bireysel ideolojilerden ve bireysel yaşanmışlığın verdiği tecrübenin kalıplarından sıyrılıp önem vermektir saygı. Sevgiyi öznel olarak değerlendirirsen saygı daha çok nesneldir, rasyoneldir. Mantıklı hareket etmektir çoğu zaman. Neyin doğru, neyin yanlış; neyin gerçekten yararlı, neyin gerçekten yararsız olduğuna saygı mekanizması karar verir.

Sevgi okumadan da, bir eğitim almadan da gerçekleşebilirken saygı daha çok bir kültürel seviyenin üstünde olmakla gerçekleşebilir. Evet, sevgi duygusal ve bireyselde daha çok. Her insan az ya da çok duygusal bir bütünlüktür. Bazılarımızı sıradan saydığımız ama aslında hiç de sıradan olmayan olaylar sarsmaktayken bir başka insanı neredeyse hiç ilgilendirmeyen bir konu olabiliyor. Buradaki fark ise öğrenmişlik ve insani duyardan kaynaklanıyor. Sevgi her memlekette olmalı, her insanda bulunmalı.

Saygı ise sevgiden daha soğuk bir cephe gibi ama uygun oda koşullarında büyütülen ve gözetilen bir saygı bana göre sevgiden çok daha kutsal bir duygu olabiliyor. İnsan için saygının ve sevginin hududu yok. İnsan saygı ve sevginin gelişimi ve birikimiyle insanlaşır. Söyledikleri kadar da insanlaşır ama söylemedikleriyle de insanlaşabilir insanoğlu.

Ben sevgiden ziyade saygının bütün yaşanan olumsuzlukları ve kötü yazılmış senaryoları bozacağına inanıyorum. Sevgi farklı bir durum ama saygı insanı hakikaten insan yapan en önemli duygulardan. Bu iki kavram arasındaki yüzeysel gözüken ama oldukça derin manaları çözebilen insanoğlu, geleceğini çok daha sağlam temeller üzerine inşa edecek, inşasında sağlam tuğlalar kullanacaktır.